Teknoloji

Mac App Store, 100 milyon indirme barajını aştı

Mac App Store, 100 milyon indirme barajını aştı

Apple‘ın, Mac bilgisayarlara özel uygulama marketi Mac App Store, açılışının üzerinden daha bir yıl geçmeden 100 milyon uygulama indirme barajını geride bıraktı. App Store deneyimini Mac’lere özel bir şekilde kullanıcılara sunan Mac App Store, ücretli ve ücretsiz uygulamalarla aynı mobil cihazlardaki gibi Mac’leri de kolay ve hızlı bir şekilde daha etkili ve verimli cihazlar haline getiriyor.

Apple’ın iOS işletim sistemini kullanan cihazlara özel mağazası App Store’da 500 bin uygulama bulunuyor. Kullanıcılar her ay App Store’dan ortalama 1 milyar uygulama indiriyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

Sayılarla 2010′da Google

Sayılarla 2010′da Google

Çeşitli kaynaklardan derlenen verilerin bir araya getirildiği infografik, Google’a ait enteresan bilgileri gün yüzüne çıkarıyor. Google, 2010 yılında 29,3 milyar dolar gelir elde etmiş. Bu, dünya üzerindeki en yoksul 28 ülkenin gayri safi yurt içi hasılalarının toplamından daha büyük bir miktara denk geliyor.

Kaynaklardan alınan bilgilere göre Google’ın aylık tekil ziyaretçi sayısı 1 milyar, yani dünyada her 7 kişiden biri Google’a giriyor. Toplamda bu insanlar, Google’ın web sitelerinde 200 milyar dakikadan fazla vakit geçiriyor. Bütün bu işleyişin devam etmesi için Google’ın veri merkezlerinde, 260 milyon watt elektrik kullanılıyor. Bu oran ortalama bir nükleer enerji santralinin ürettiği enerjinin dörtte birine denk geliyor. İnfografiğin büyük halini buradan görüntüleyebilirsiniz.

Devamını okumak için tıklayınız »

Samsung, Series 5 Ultra ile Ultrabook pazarına giriyor

Samsung, Series 5 Ultra ile Ultrabook pazarına giriyor

9 serisi dizüstü bilgisayarlarıyla incelik yarışına dahil olan Samsung da nihayet Intel‘in kanatları altına girdi ve ilk resmi Ultrabook serisini duyurdu. Series 5 Ultra olarak adlandırılan seride biri 13,3 biri 14 inç ekran büyüklüğüne sahip iki yeni model bulunuyor. 13,3 inç olanın inceliği 14,9 mm iken, 14 inç olanınki 20,9 mm. Büyük ekranlı olan modelde bir optik sürücü de bulunuyor. Bu da 14 inçlik Samsung Series 5 Ultra modelini optik okuyuculu ilk Ultrabok yapıyor. Alüminyum kaplamalı her iki modelde de HDMI çıkışı ve Ethernet bağlantı noktası bulunuyor. SSD ve 1 terabayta varan standart sabit disk ise opsiyonel olarak sunuluyor. Bilgisayarların işlemcisinin ne olacağına dair bir bilgi verilmiş değil.

Habere konu olan bilgisayarlar aralık sonunda Kore’de piyasaya çıkacak. Fiyatları da belli. 13,3 inçlik model yaklaşık 1.300, 14 inçlik model ise yine yaklaşık olarak 1.350 dolardan satılacak.

Devamını okumak için tıklayınız »

Pro Evolution Soccer 2012 incelemesi

Pro Evolution Soccer 2012 incelemesi

Özellikle ülkemizde PES, müthiş bir alışkanlık yarattı fakat oyunun FIFA’dan daha kütük olduğunu asla reddedemeyiz. Daha önce de söylediğimiz gibi ne olduysa geliştiricilerin oyun motorunu değiştirmesinden sonra oldu. Bir şekilde bir önceki nesildeki o muhteşem oynanabilirlik, o rastlantısal pozisyonlar gitti, yerine tahta gibi kupkuru bir oyun geldi. Elbette böyle hissetmemizin bir diğer sebebi de FIFA serisinin bu süreç içinde kendini fazlasıyla aşması oldu. FIFA serisinde ne kadar taktik derinliği olan, heyecanı bol maçlar çıkarıyorsak, PES serisinde giderek daha fazla birbirine benzeyen, ezbere oynanan maçlar çıkarmaya başladık. Ayrıca yine FIFA serisi her yeni oyununda müthiş yenilikler getirip tüm bu yenilikleri zaten iyi olan oyun yapısının üzerine bir güzel oturtunca bu kez PES serisi iyice kan kaybetmeye başladı. Ama dediğimiz gibi… PES 2012 sadık takipçilerini üzmeyecek bir oyun olmuş.

NE HAYALLERİMİZ VARDI
Eğer FIFA 12 incelememizi okuyup bu sayfaya geldiyseniz öncelikle şunu söyleyelim: FIFA 12 incelememizde oyunun yeniliklerinden bahsederken hem geliştiricilerden aldığımız bilgiler hem de kendi gözlemlerimizin bir harmanını yazmıştık. Fakat PES 2012’nin yenilikleri arasında bir Tactical Defence, bir Precision Dribbling, bir Impact Engine gibi “anında fark edilebilir” yenilikler yok. PES 2012’nin direkt göze çarpan yeniliği bir önceki oyunun biraz daha iyileştirilmiş olması. FIFA 11 ve FIFA 12 arasında dağlar kadar fark var; hatta biraz daha ileri gidip bu iki oyunun birbirine hiç benzemediğini söyleyebiliriz. Ancak PES 2011 ve 2012 arasında pek fark yok gibi, her iki oyun da yapı bakımından aynı şekilde oynanıyor. Yani FIFA’nın aksine, PES 2011’de başarılıysanız, PES 2012’yi oynamaya başlar başlamaz galibiyet serinize devam edebilirsiniz. Fakat tüm bunların yanında PES 2012 bir önceki oyuna göre daha akıcı ve daha tempolu bir oynanış sunuyor. Belki de PES 2012’yi FIFA’yla değil, bir önceki oyunla karşılaştırmalıyız. Öncelikle yapay zekanın cidden geliştirilmiş olduğunu belirtelim. Özellikle Master League’de yapay zekaya karşı oynarken çok daha fazla keyif alacağınız kesin. Artık rakibiniz şuursuzca pres yapmak yerine alanları kapatıyor, koşu yollarınızı tıkamaya çalışıyor. Gerçek bir rakibe karşı oynadığınız hissini yaşatıyor size. Oyunun en dikkat çeken yeniliğiyse bazı pozisyonlarda iki oyuncunuzu birden kontrol edebiliyor olmanız. Mesela, taç atışlarında bir ikinci oyuncuyu daha kontrol edip rakibinizi şaşırtabilirsiniz ya da kontratağa kalkarken bir ikinci oyuncuyu boşluklardan rakip savunmanın arkasına kaçırabilirsiniz. Bu özellik taktik derinliği artırdığı gibi, rakibe sürpriz yapmanızı sağlıyor. Cidden oyunun temposunu ve heyecanını artıran bir yenilik olmuş bu. PES serisini kendi içinde değerlendirdiğimiz zaman bu iki iyileştirmenin oyuna can kattığını söyleyebiliriz. Biraz olsun ezberden ve o tutuk halinde koparmayı başarabilmişler oyunu. Diğer yandan oyunun hareketlerinize daha duyarlı bir hale geldiğini söyleyebiliriz. Tuşlara basışınız ve oyuncunuzun tepki vermesi arasındaki süre artık kaybedilmiş. Örneğin, oyuncunuzun yönünü aniden değiştirmek istediğinizde oyun buna eskisinden çok daha akıcı ve hızlı bir şekilde cevap veriyor ya da takım halinde hazırlık pasları yaparken oyunun yönünü değiştirmek istediğiniz zaman pasınız saçma sapan yerlere değil, tam da atmak istediğiniz noktada gidiyor. Kısacası genel hatlarıyla oynanış akıcılaşmış, daha oturaklı ve nihayet eğlenceli bir hale gelmiş. Belki inanamayacaksınız ama sonunda hakemler de çok daha zeki bir hale gelmişler. En azından avantaj kuralını uygulayabiliyorlar artık. Atakları anlamsız zamanlarda kesmek PES hakemlerinin hastalığı haline gelmişti ama neyse ki bu problemi çözebilmişler sonunda.

ÖNCE İYİLER…
Sunum ve grafikler konusunda PES, FIFA’nın epeyce gerisinde ama ortada bariz bir şey var ki Konami bunu iyileştirmek için elinden geleni yapıyor. Oyunu yine kendi serisi içinde değerlendirecek olursak, grafik ve animasyonların bir önceki oyuna göre daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Oyunun bu kısmı sadece bir makyaj olmaktan öteye gidip oynanabilirliğe pozitif anlamda etki ediyor. Animasyonların iyice yumuşatılmış olması, pas trafiğinden tutun, çalım atmaya kadar oyunun her detayına yansımış. Oyun yeni animasyonlar sayesinde yağ gibi akıyormuş hissi veriyor. Özellikle atağa kalkarken, hazırlık pasları yaparken oyuncuların ve topun sizin kontrolünüzde olduğu hissini çok daha net yakalıyorsunuz önceki oyunlara göre. Evet, PES 2012 temel görevlerini önceki oyundan çok daha sağlam bir şekilde yerine getiriyor ama bunları yeni nesle geçmeden önceki oyunlarında da (özellikle PS2 zamanında) gayet iyi kotarıyordu. Aslında bakarsanız, “PES daha iyi bir hale geliyor” cümlesinden çok “PES kendine geliyor” desek çok daha yerinde olacak.

ŞİMDİ KÖTÜLER…
Şimdi gelelim oyunun beğenmediğimiz taraflarına… Pro Evolution Soccer on yıldan beri devam eden bir seri ve dünya üzerinde hiç de azımsanmayacak bir hayran kitlesine sahip. Fakat gelin görün ki şu lisans problemleri halen devam ediyor. Takımlar ve oyuncular lisanslanmadıkları sürece PES sunum problemleri yaşamaya devam edecek ve küresel anlamda hiçbir zaman FIFA kadar popüler olamayacak. PES en iyi, FIFA en kötü zamanındayken bile FIFA daha çok satıyordu ki bizce bunun en büyük sebebi artık yılan hikayesine dönen lisans problemleri. Diğer yandan şu spiker meselesi, bu kadar konuşmaktan, yorum yapmaktan aciz bir spiker daha olamaz. Elbette ki bu spikerin kendinden değil, Konami’nin beceriksizliğinden kaynaklanıyor. Teknik olarak bir sıkıntı var ki pozisyonlar ya geç yorumlanıyor ya da hiç anlatılmıyor. Herhalde bu spiker olayını hiç çözmeyi düşünmüyorlar.

HAYRANLAR ÜZÜLMEYECEK
Oyuna getirebileceğimiz bir diğer eleştiriyse hiç yeni bir oyun modunun bulunmaması. Yeni özellik ekleme konusunda cimri davrandınız, bari göstermelik de olsa yeni bir oyun modu ekleseydiniz keşke. Toparlayacak olursak PES 2012 yeni bir oyun değil, geçen seneki oyunun iyileştirilmiş sürümü gibi geldi bize. PES serisini düşünecek olursak evet, bu oyun bir ilerleme sayılabilir ama en büyük rakibiyle yan yana koyduğumuzda arada en az iki gömlek fark var. PES kötü bir oyun değil, sadık hayranlarını üzmez ama bizim oyumuz bu sene de FIFA’ya…

Pro Evolution Soccer 2012

► GİRİŞ
► DETAYLAR
► PUANLAMA

Devamını okumak için tıklayınız »

FAA, kokpitte iPad kullanımına izin verdi

FAA, kokpitte iPad kullanımına izin verdi

Amerikan Federal Havacılık İdaresi FAA, uçaklarda pilotların bulundurmak zorunda olduğu uçuş çantalarının (içinde her türlü acil yardıma ilişkin belgeler ve kullanım kılavuzuyla dolu çantalar) yerine iPad‘lerin kullanılmasına onay verdi. FAA’den çıkan bu onayla uçuşlarında iPad kullanacak ilk havayolu ise Amerikan Havayolları oldu.

Amerikan Havayolları, cuma gününden itibaren iPad’i elektronik gösterge paneli olarak ve uçuşa dair kullanım kılavuzlarının dijital halini görüntülemek için kullanmaya başlayacak. İlk olarak bir Boeing B-777 ile başlayacak iPad kullanımı zaman içinde şirketin filosundaki diğer uçaklara da yayılacak. FAA’den onay alan tek cihaz da iPad 2 değil. Eski model, yani ilk iPad de aynı işlevi yerine getirmek için kullanılabilecek. iPad’ler, pilotları ve uçakları 16 kilogramlık ek bir yükten de kurtaracak. Seattle Pi’ye göre, bu da yıllık ortalama 1,2 milyon dolarlık yakıt tasarrufu sağlayacak. iPad’in bir diğer avantajı da pilotların her türlü güncellemeyi almak için tabletlerindeki uygulamayı güncellemelerinin yeterli olması. Eskisi gibi bir değişikliğin basılması ve dağıtılması için beklemeyecek olmak önemli bir zaman tasarrufu anlamına geliyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

Microsoft’tan iPhone ve Windows Phone’a özel SkyDrive uygulaması

Microsoft’tan iPhone ve Windows Phone’a özel SkyDrive uygulaması

Microsoft‘un iOS‘e ve tabii ki onun kullanıcılarına olan ilgisi sürüyor. iPad destekli OneNote güncellemesinin ardından şimdi de iPhone’lara özel SkyDrive uygulaması yayınlandı. iPhone’un yanında, Windows 7.5 işletim sistemine sahip akıllı telefon sahipleri de kendilerine özel uygulamayla SkyDrive’ın nimetlerinden faydalanabilecek. Android ise şu aşamada üvey evlat muamelesi görüyor diyebiliriz.

SkyDrive, Microsoft’un uzun süredir devam ettirdiği bir bulut depolama çözümü. Kullanıcılar, oluşturdukları her türlü dokümanı buraya atabiliyor ve şayet dosyaların formatı uyumluysa çevrim içi bir şekilde bu dosyalar üzerinde değişiklikler de yapabiliyor. iPhone ve Windows 7.5′e özel bu uygulamaların ikisi de aşağı yukarı aynı özelliklere sahip. İkisinde de SkyDrive üzerindeki dokümanlarınızı görüntüleyebiliyor, düzenleyebiliyor, silebiliyor, başkalarıyla paylaşabiliyor ve yeni klasörler oluşturabiliyorsunuz. Dokümanlarınızın linklerini başkalarıyla paylaşırken dokümanın o kişi tarafından yalnızca görüntülenebilmesine izin verebildiğiniz gibi değişiklik yapmasına izin verme seçeneğiniz de var. Uygulamaların tanıtım videolarını hemen aşağıda izleyebilirsiniz.

  • SkyDrive iPhone uygulaması
  • SkyDrive Windows Phone uygulaması

Devamını okumak için tıklayınız »

2880×1800 piksel çözünürlüklü MacBook Pro’larla 2012′de tanışabiliriz

2880×1800 piksel çözünürlüklü MacBook Pro’larla 2012′de tanışabiliriz

Apple‘ın Mac‘lerde kullandığı ekranların çözünürlüğünü artırmaya yönelik girişimin ilk ipuçlarını Lion işletim sisteminin HiDPI moduyla gördük. Birçok sağlam bilginin kaynağı olan DigiTimes‘ın haberine göre Apple, halihazırda 15 inçlik MacBook Pro’larda standart olan 1440×900 piksel çözünürlüğü tam dörde katlayarak 2880×1800′e çıkaracak. Beklenti, bu çözünürlüğe sahip Pro’ların 2012′nin ikinci çeyreğinde duyurulacağı yönünde. Bilginin kaynağını parça tedarik zinciri içinden birileri olarak gösteren haber kulağa pek de olanaksız gibi gelmiyor. iPhone 3GS’ten iPhone 4′e geçerken ekran çözünürlüğünü 480×320′den 960×640′a çıkararak dörde katlayan Apple’ın aynı şeyi MacBook Pro’ların haricinde yeni iPad’de de planladığı konuşulanlar arasında.

Devamını okumak için tıklayınız »

Twitter’da saniye başı tweet rekoru Castle in the Sky’la kırıldı

Twitter’da saniye başı tweet rekoru Castle in the Sky’la kırıldı

Twitter için önemli kriterlerden biri olan saniye başına hız rekoru tazelendi. Üstelik öyle pek alışılmış bir hadiseden ötürü de değil. Saniyede 25,088 tweet atılmasına neden olan şey, Japon devlet televizyonunda yayınlanan Hayao Miyazaki’nin 1986 yapımı kült animesi Laputa: Castle in the Sky oldu. Japonlar için önemli bir yapım olan Castle in the Sky, ağustos ayında Beyonce’un hamile olduğunu duyurduğu müzik ödülleri töreninde saniye başına atılan 9000 tweet’i neredeyse üçe katladı.

Japon televizyonunun her yıl bu dönemlerde aynı animeyi yayınlamasının ve yıllar içinde sosyal medyanın giderek büyümüş olmasının da bu rekorda payı oldukça büyük. 25.088 tweet’lik rekoru filmin klasik sahnelerinden birine (“Balse!”) Japon twitter kullanıcılarının aynı anda ve yoğun bir tepki vermesiyle gerçekleşti.

Devamını okumak için tıklayınız »

Grand Theft Auto III’ün iOS ve Android versiyonları yayınlandı

Grand Theft Auto III’ün iOS ve Android versiyonları yayınlandı

Geçen haftalarda duyurduğumuz gibi, Grand Theft Auto III bugün itibarıyla Android ve iOS platformuna özel olarak yayınlandı. Efsanevi oyunun 10 yıla özel olarak hazırlanan HD destekli versiyonu Hem Apple App Store’da hem de Android Market’te 4,99 dolar karşılığında indirilebiliyor. Oyunun Android versiyonunda USB gamepad desteği de bulunuyor. Şayet bunu tercih etmezseniz dokunmatik ekran üzerinde parmak ve tercihlere ilişkin ayarları yapabilmeniz de mümkün.

Oyunun uyumlu olduğu cihazların listesi aşağıda. Yakın zaman içinde Galaxy Nexus’un da bu listede yer alacağı belirtiliyor.

  • iOS’li cihazlar: iPad ve iPad 2, iPhone 4 ve iPhone 4S, 4. nesil iPod touch
  • Android’li akıllı telefonlar: HTC Rezound, LG Optimus 2x, Motorola Atrix 4G, Motorola Droid X2, Motorola Photon 4G, Samsung Galaxy R, T-Mobile G2x
  • Android’li tabletler: Acer Iconia, Asus Eee Pad Transformer, Dell Streak 7, LG Optimus Pad, Motorola Xoom, Samsung Galaxy Tab 8.9 and 10.1, Sony Tablet S, Toshiba Thrive (AT100)

İNDİRME LİNKLERİ

  • Apple App Store
  • Android Market

Devamını okumak için tıklayınız »

Behringer’den 2,4 metrelik, 10 bin watt gücünde iPod dock’u iNuke Boom

Behringer’den 2,4 metrelik, 10 bin watt gücünde iPod dock’u iNuke Boom

Daha önce büyük iPod dock’ları görmüştük ama Alman Behringer firmasının 2,4 metrelik iNuke Boom‘u büyükten ziyade dev sıfatına daha layık. Evet, yukarıda fotoğrafını gördüğünüz cihaz bir dock ve üzerinde gerçek boyutlu bir iPod touch bulunuyor. Dock’un boyutları 2,4 metreye 1,2 metre. Ağırlığı ise 315 kilogram. Bu devin ses çıkış gücü de boyutlarıyla orantılı; tam 10 bin watt. İlk olarak önümüzdeki ay Las Vegas’ta düzenlenecek olan Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES 2012) görücüye çıkacak olan dock’un fiyatı 30 bin dolar kadar.

Devamını okumak için tıklayınız »

Toplam 219 sayfa, 219. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030...215216217218219