Sağlık

Tek Çocuklara Kardeş Şart Mı?

Tek Çocuklara Kardeş Şart Mı?

Tek çocuk sorunlu olacak anlamında birşey yoktur. Ancak yapılan araştırmalarda kardeşlik önemli bir ilişkilenmedir. Sorumluluk, sorun çözme, işbirliği anlamında kardeşliğin yaşam becerileri açısından önemi çok büyüktür. Eğer çocuğunuzda bir kardeş istiyorsa bunu mutlaka dikkate alın. Ancak burada önemli olan kardeşi onun sorumluluğunda dünyaya getirmiş gibi anlamlar içeren cümleler kurmamanızdır.

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Hamilelikte Bisiklete Binilebilir mi?
    Doktor Alper Mumcu bu konuda kendine ait internet sitesinde şöyle…
  2. Çocuğum kardeşini kıskanıyor!
    Kardeşler arası kıskanma çok doğal bir davranıştır. Öncelikle ebeveynlerin bunu…
  3. Bebeğiniz Yatağında Uyumak İstemiyorsa!
    Ailelerin en büyük problemlerinden biri de bebeğin odasını ayıramamaktır. Bu…
  4. Çocuğum kitap okusun!
    Çocuğunuzun kitap okuma alışkanlığı kazanmasını mı istiyorsunuz? O zaman son…
  5. Manga, Hayko Cepkin’i önerdi!
    Bu sene 55. Eurovision Şarkı Yarışması’nda We Could Be The…

Devamını okumak için tıklayınız »

Anne ve Babaların Sigarayı Bırakması İçin Bir Sebep Daha!

Anne ve Babaların Sigarayı Bırakması İçin Bir Sebep Daha!

Ben evimde sigara içmiyorum, balkonda ya da dışarıda içiyorum o yüzden bu bebeğime zarar vermez diyorsanız yanılıyorsunuz. Balkonda ya da dışarıda sigara içen anne ve babaların sigara dumanını bebek her ne kadar teneffüs etmese de dumanın kıyafetlerine sinmesine engel olunmuyor. Anne ve babanın kıyafetine sinen sigara dumanı havadan daha yoğun oluyor. Kucağa alınan bebek bu zararlı havayı soluyor. Bu konunun araştırmacılarından Timo Hammer konu ile ilgili olarak, “Söz konusu zararlı maddeler deri hücrelerinin ölmesine yol açıyor ve sinir hücrelerinin birbirleriyle bağlanmasını önlüyor. Bundan dolayı sinir sisteminin gelişimi zarar görebilir” dedi.

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Anne olmak için ideal yaş nedir?
    Genç doğum yapmanın kadın açısından sağlıklı olduğu düşüncesine karşın yapılan…
  2. Bebek anne karnında hangi sesleri duyar?
    Anne karnındaki bebeğin hangi sesleri duyup duymadığı en çok merak…
  3. Pasif İçicilik!
    Sigara içmiyorsunuz ancak yakınlarınız sebebiyle sigara dumanına maruz kalıyorsunuz. İşte…
  4. Yeni Doğan Bebekle İlgili Merak Ettiklerimiz
    Yeni Doğan bebek nasıl yatırılmalıdır? Yeni doğan bebek uyurken sırt…
  5. Emzirmek hem anneye hem bebeğe faydalı!
    Doğum sonrası bebeğini emziren annelerin soğum sonrası idrar yolu enfeksiyonu,…

Devamını okumak için tıklayınız »

Elmanın Faydaları

Elmanın Faydaları

Elmanın faydaları saymakla bitmez.
1 ) Kolesterolü düşürür.
2 ) Baş ağrısına iyi gelir.
3 ) Yüksek tansiyonu düşürür.
4 ) Damar sertliğini önler.
5 ) Cildi tazeler, canlı görünmesini sağlar.
6 ) Vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.
7 ) Deri hastalıklarına iyi gelir.
8 ) Toksinlerin vücuttan atılmasını yardımcı olur.
9 ) Mesane kanseri riskini azaltır.
10 ) Kuru elma yatıştırıcı etkisi  yapar.
11 ) Bağırsaklardaki parazitlerin atılmasına yardımcı olur.
12 ) Kabızlığı önler.

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Küçük Egzersizlerin Büyük Faydaları
    Ofiste, evde , yolda yapabileceğimiz küçük egzersizler ile bedenimizde birtakım…
  2. Böğürtlenin Faydaları Nelerdir?
    Biraz ekşi bir meyve de olsa hepimiz böğürtleni severiz. İşte…
  3. Yeşil Çayın Muziceleri!
    Yeşil çayı hepimiz duymuşuzdur peki bu çayın mucizeleri ne kadar…
  4. Meme Kanserinden Korunma Yolları
    Günümüzde meme kanseri tüm dünya kadınları için tehlike arz etmekle…
  5. Emzirmek hem anneye hem bebeğe faydalı!
    Doğum sonrası bebeğini emziren annelerin soğum sonrası idrar yolu enfeksiyonu,…

Devamını okumak için tıklayınız »

Sahte İlaçlara Dikkat!

Sahte İlaçlara Dikkat!

Günümüzde haberlerde sık sık karşımıza sahte ilaç haberleri çıkıyor. Maalesef ülkemizde sağlık sektöründe yapılan düzenlemelere rağmen bu olaylardan dolayı sağlığımız tehdit altına girebiliyor.
Ülkemizde sahte ilaç, ilacın içeriğindeki hammaddenin değiştirilmesi ya da kullanma tarihi geçmiş ilaçların ambalajlarının yenilenmesi ile piyasaya sürülüyor. Bunların her ikisi de insan sağlığına kastettiğinden çok büyük bir suçtur.
Barkod sistemine geçilmesi ile sahte ilaç satışı bir miktar azalmış olsada sistemin ne kadar düzgün çalıştığı da tartışılıyor.
Uzmanlar ilaç alırken çok dikkatli olunması, internetten ilaç alımı yapılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Aman Islak Saçlara Dikkat!
    Saçlarınızı yıkadıktan sonra hemen uyuyor musunuz? O zaman siz de…
  2. Saç yıkarken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
    Şaç yıkarken dikkat edilmesi gerekenleri biliyor muyuz? İşte birkaç ipucu:…
  3. Gürültü sağlığımızı tehdit ediyor!
    Hayatın son derece hızlı akıp gittiği bu dönemlerde, trafikte, müzik…
  4. Hamilelikte doktor seçilirken nelere dikkat edilmelidir?
    Jinekoloğunuz sağlığınız ile ilgili en önemli ortağınızdır. Günümüzde jinekologların misyonu…
  5. Ellerdeki egzamalara dikkat!
    El temizliği sağlığımız açısından çok önemli. Peki el yıkarken ellerimiz…

Devamını okumak için tıklayınız »

Ayvasız Kış Geçmez!

Ayvasız Kış Geçmez!

Ayva kış meyvesi. Yemesi biraz zor olsa da hafif sulu ve ekşi olduğunda vazgeçilmiyor. Sağlığımız açısından öneme sahip bu meyveyi ve çiçeğini Romalılar parfüm yapmak amaçlı kullandıklarını biliyor muydunuz ya da dünyada en çok ayvanın Türkiye’de yetiştirildiğini?

Şimdi de bu güzel meyvenin sağlığımız açısından faydalarını sıralayalım:,

- Grip ve nezlenin iyileşmesini hızlandırır.
- Çocuklarda büyümeyi hızlandırır.
- Cildin ve tırnakların parlak görünmesini sağlar.
- Hoşsafı ağızdaki yaraların iyileşmesini sağlar.
- Surup veya kompostosu ishale iyi gelir.
- Hazımsızlığı önler.
- Varisi önler.
- Çiçeği kaynatılıp içildiğinde anne sütünü arttırır.
- Yorgunluğa ve bitkinliğe iyi gelir.
- Damar sertliğine karşı korur.
- Ağız kokusunu önler.
- Kalp ve damar hastalıklarından korur.
- Yaprakları demlenip içildiğinde uykusuzluğa iyi gelir.

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Elmanın Faydaları
    Elmanın faydaları saymakla bitmez. 1 ) Kolesterolü düşürür. 2 )…
  2. Böğürtlenin Faydaları Nelerdir?
    Biraz ekşi bir meyve de olsa hepimiz böğürtleni severiz. İşte…
  3. Ne 7 saatten az ne de fazla!
    ABD’de Batı Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştımaya göre…
  4. Pasif İçicilik!
    Sigara içmiyorsunuz ancak yakınlarınız sebebiyle sigara dumanına maruz kalıyorsunuz. İşte…
  5. Kansere Karşı : Böğürtlen
    Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesinin yaptığı araştırmaya göre böğürtlen, tümör ve…

Devamını okumak için tıklayınız »

Fazla Kilolu mu Obez mi?

Fazla Kilolu mu Obez mi?

Artık hepimizin bildiği gibi çağımızın hastalığı ‘OBEZİTE’. Hergün yazılı ve görsel basında obezite ile ilgili haberlere yer veriliyor, çeşitli diyetler ve mucizevi (!) formüller gündeme geliyor. Ancak bu bilgi yoğunluğuna karşın obezitenin yayılmasının önüne geçilemiyor.

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre 2015 yılında dünyada;
2.3 milyar insan…….Fazla kilolu
700 milyon insan…..Obez olacak.

Peki şişmanlık nasıl tanımlanır, kimlere obez, kimlere fazla kilolu denir?
Şişmanlığın tanımlanmasında pratik olarak BEDEN KİTLE İNDEKSİ (BKİ) denilen bir kriter kullanılır.
Beden kitle indeksi; ağırlığınızın boyunuzun karesine bölünmesiyle ortaya çıkan sonuçtur.
Beden kitle indeksi; ağırlık / boy (m) x boy (m)

Örnek verecek olursak;
70 kg ağırlığındaki bir erkek 1.70 boya sahip olsun. (70′i 1.7 ‘nin karesine bölüyoruz)
70kg /1.7m x1.7m = 24.2 kg/m²
Çıkan sonucu aşağıdaki tablo yardımı ile değerlendirebilirsiniz.

BKİ (kg/m²) SINIFLAMA
18.4- 24.9 NORMAL
25-29.9 FAZLA KİLOLU
30-34.9 1. DERECE OBEZ
35-39.9 2. DERECE OBEZ
40 ve üzeri 3. DERECE(MORBİD) OBEZ

* 19 yaş ve üstü yetişkinler için geçerlidir..

Verdiğimiz örneğe göre 24.2 kg/m² çıkan beden kitle indeksi normal sınırlar içindedir. Yani bu kişinin kilosu boyuna göre normaldir.

Beden kitle indeksi dışında şişmanlık sınıflaması ‘bel çevresi‘ ile değerlendirilir. Kadınlarda 88 cm, erkeklerde ise 102 cm’yi geçen bel çevresi obezitenin habercisidir.

HAFİF ŞİŞMAN OBEZ
KADIN 80 CM 88 CM
ERKEK 94 CM 102 CM

Siz de beden kitle indeksinizi hesaplayarak veya bel çevrenizi ölçerek kilonuzun hangi kategoride olduğunu bulabilirsiniz.

Dyt. Ezgi BELLİKCİ
BORNOVA SAĞLIK TIP MERKEZİ

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Ne 7 saatten az ne de fazla!
    ABD’de Batı Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştımaya göre…
  2. Aşırı Uyuma Hastalığı ve Tedavisi
    İnsan günde 10-12 saaten fazla ve sürekli uyuyorsa ve bu…
  3. Varis Oluşumuna Bitkisel Çözümler
    Varis ,toplardamarların bozulması ve kanın katılaşarak dolaşımın bozulması sonucu toplardamarların…
  4. Orijinal Vücut Dünyası-Yaşam Döngüsü Sergisi İstanbul’da
    Bu sene İstanbul çok ilginç bir sergiye ev sahipliği yapıyor….
  5. Hülya Avşar Habertürk’e veda ediyor!
    Hülya Avşar, bir süredir Habertürk’te program yapıyordu. Ancak söylentilere göre…

Devamını okumak için tıklayınız »

Diyet Kişiye Özeldir

Diyet Kişiye Özeldir

Kilomuz biraz artıp da eski kıyafetlerimize giremediğimizi fark ettiğimizde çoğumuz için ‘diyet’ yapma zamanı gelmiş demektir. Diyete başlamaya karar vermemizle, etrafımızda bir çok alternatif liste belirir. İnternet sitelerinde, gazetelerde, dergilerde, komşularda mevcut olan bu listeler saymakla bitmez.

v İsveç diyeti

v  Mutluluk diyeti

v  Mucize diyet

v  Su diyeti

v  Şeker diyeti

v  3 günde 5 kilo diyeti

v  Lahana diyeti

v  Patates diyeti

v  Kalorilik diyetler

v  Kan grubu diyeti

v  Öğrenci diyeti

v  Karpuz diyeti

v  Şok diyetler… vb

Bu diyetlerin bir çoğu düşük kalorili veya tek tip (sadece birkaç besini içeren) diyetler olup, sağlık açısından tehlikelidir. Bu tip diyet programlarının neredeyse tümü hızlı kilo kaybını vaad eder.  Nitekim uygulayanlar da kısa süre içinde tartıda azalma görürler. Ancak verilen bu kilolar tekrar geri alınır, çünkü kaybedilen yağ dokusu değil kas dokusu ve sudur. Dahası bu diyetleri uzun süreli uygulayanlarda kalp kası kaybına bağlı ölüm bile görülebilir.  Kilo verme programlarında amaç yağ dokusunu azaltmak olmalıdır, KAS DOKUSUNU DEĞİL. Bu nedenle hızlı kilo kaybı sağlayan programlardan uzak durun.

Bazı istisnai haller dışında (ameliyata girecek morbid obez kişiler gibi) kilo kaybı haftada 0.5 kg- 1 kg arasında olmalıdır.

Unutmayın ki, hızlı verilen kilolar hızla geri alınır.

Yavaş kilo kaybıyla birlikte ideal bir diyet, kişiye özel olmaldır. Diyetisyen diyeti de olsa kimse başka bir birey için hazırlanmış diyeti uygulamamalıdır. Konu komşudan, eşten dostan alınan veya gazetelerden kesilen diyet listeleriyle diyet yapılmamalıdır. ‘Benim kız diyetisyene gitti 10 kilo verdi al sen de uygula’ yaklaşımı ile sağlıklı sonuçlar almak mümkün değildir.

Diyet, yaşa, boya , kiloya, kişininin fiziksel aktivitesine, yaşam tarzına, beslenme alışkanlıklarına, sağlık durumuna göre kişiye özel olarak hazırlanmalıdır.

Bir kişiye kilo verdiren diyet diğer bireye kilo aldırabilir. Biri için yeterli olan kalori diğer kişi için yetersiz olabilir. Aynı yaş ve boyda olsalar bile kişilerin enerji ihtiyacı birbirinden farklı olabilir. Sağlık durumu farklı olan bireylerin diyet listeleri de elbette farklı olacaktır. Bu nedenle diyet yapacak birey önce dahiliye veya endokrin uzmanının kontrolünden geçmeli, sağlık durumu değerlendirildikten sonra bir diyetisyen tarafından hazırlanacak KİŞİYE ÖZEL BESLENME PROGRAMI ile kilo kaybını sağlamalıdır. Kişinin sevdiği besinler ve beslenme alışkanlıkları da göz önünde bulundurulan bu diyetlerle kilo vermek hem daha sağlıklı, hem de daha zevkli olacaktır. Pazartesi başlayıp salı günü biten diyetlerde temel hata diyetlerin bireye özel dolayısıyla sürdürülebilir olmamasıdır. Diyet kişinin yaşam tarzıyla örtüştüğü oranda başarılı olur.

Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için bir uzman tarafından sizin için özel olarak hazırlanmış diyetleri tercih etmek gerekir.


Dyt. Ezgi BELLİKCİ
BORNOVA SAĞLIK TIP MERKEZİ

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Depresyon nedir? Belirtileri nelerdir?
    Depresyon, temelinde daha önceden isteyerek, severek ve zevk alarak yapılan…
  2. Anne olmak için ideal yaş nedir?
    Genç doğum yapmanın kadın açısından sağlıklı olduğu düşüncesine karşın yapılan…
  3. Fazla Kilolu mu Obez mi?
    Artık hepimizin bildiği gibi çağımızın hastalığı ‘OBEZİTE’. Hergün yazılı ve…
  4. Diş Eti Kanamalarına Son!
    Basit bir rahatsızlık olarak algılanan diş eti kanaması biz farkına…
  5. Besin Zehirlenmesi ve Belirtileri Nelerdir?
    Besin zehirlenmesi en fazla görülen sağlık sorunlarından biri olmakla beraber…

Devamını okumak için tıklayınız »

Balın Faydaları Saymakla Bitmez!

Balın Faydaları Saymakla Bitmez!

Bal, kahvaltılarımızın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Hele de çocukken yediğimiz yağlı ballı ekmekleri kim unutabilir ki. Özellikle kış aylarının yaklaştığı şu günlerde vücut direncimizi artıran balın faydaları saymakla bitmez.

Bal vücudun yıpranmasını geciktirir. Dolayısıyla yaşlanmayı geciktirir. Vücuda alınan balın yüzde 70′i direk kana karışır. Mide ülseri olanların bal yemeleri önerilir. Sinirleri yatıştırır ve kalbi güçlendirir. Karaciğerin kendi kendini onarmasına yardımcı olur. Romatizma, mide, bağırsak hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca uzun süre bozulmadan saklanabilir.

Ayrıca cildi güzelleştirir, saçların canlı görünmesini sağlar.

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Elmanın Faydaları
    Elmanın faydaları saymakla bitmez. 1 ) Kolesterolü düşürür. 2 )…
  2. Küçük Egzersizlerin Büyük Faydaları
    Ofiste, evde , yolda yapabileceğimiz küçük egzersizler ile bedenimizde birtakım…
  3. Böğürtlenin Faydaları Nelerdir?
    Biraz ekşi bir meyve de olsa hepimiz böğürtleni severiz. İşte…
  4. Reflü ve Belirtileri
    Reflü kelime anlamı geri akım demektir. Hastalık olarak ise mide…
  5. Mide Spazmı nedir?
    Mide spazmı midenin şiddetli bir şekilde kasılması durumudur.  Ağrı genellikle…

Devamını okumak için tıklayınız »

Diyetin ilk adımı: Doğru Alışveriş Kuramı

Diyetin ilk adımı: Doğru Alışveriş Kuramı

‘Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile tek bir adımla başlar.’

Belki siz de kilo vermek veya sağlıklı beslenme konusunda o ilk adımı atmak istiyor ancak  nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. Yahut bu yolda yürürken bir şeyler öğrenmek istediniz… Buyrun o zaman:

Doğru alışveriş kuramı der ki;

Doğru alışveriş  sizi daha sağlıklı kılar.

Doğru alışveriş kilo kaybetmenize yardımcı olur.

Doğru alışveriş diyet yapanların olmazsa olmazıdır.

Kural 1: ALIŞVERİŞE AÇ KARNINA ÇIKMA !!!

Aç doymam tok acıkmam sanırmış…Bu atasözünü siz de duydunuz heralde..Aç karnına gidilen bir alışverişin size ‘fazla kilo’ olarak dönmesi kaçınılmazdır.Düşünsenize, market reyonlarında dolaşıyorsunuz ve saatlerdir yemek yememişsiniz,  elbette gördüğünüz herşeyi canınız çekecek, sepet ekstra kalori yüklü ürünlerle dolacaktır.  Normalde dönüp bakmayacağınız ürünler bile size o an çekici gelecek ve alışveriş sepetinizde kendine yer bulacaktır.  Açken nasıl karşı koyabilirsiniz o güzelim çikolata reyonlarına veya kuruyemiş, pasta, şarküteri ürünlerine…3 kat daha fazla abur cubur almadan çıkmak için ik yapmanız gereken ‘ALIŞVERİŞE AÇ KARNINA GİTMEMEKTİR.’ Tok karnına alışveriş yaptığınızda daha az ve daha düşük kalorili ürünler almanız, çekici ancak ‘kalorili’ yiyeceklere hayır diyebilmeniz daha kolay olacaktır.

Kural 2: LİSTE YAP !!!

Alışverişe gitmeden önce alınması gerekenleri kısaca listeleyin. Bu yöntem ile reyonlar arasında fazlaca dolaşmayacak, hedefe odaklı alışveriş yapacaksınız. Markette geçirilen süre uzadıkça, sepet dolar… Reyonlar arasında ne lazımdı diye bakınırken, daha çok vakit geçirecek bu sayede daha çok ürün tarafından taciz(!) edilmeye başlayacaksınız. ‘Beni al beni al’ diye rengarenk paketlenmiş, cicili bicili ürünler, ‘aa bu da neymiş yeni mi çıkmış’ diye baktığınız ürünler, markette kalınan süre ölçüsünde mutfağınıza sızar… Bu nedenle elinizde bir liste ile markete gidip, doğrudan o reyonlara yönelip hızlı bir şekilde alışverişi tamamlaya çalışın…Böylece daha az alacak; daha az yiyeceksiniz…

Kural 3: EVDE BULUNDURMA !!!!

Zaaflarınıza yenik düşmeyin. Yememeniz gereken yiyeceklerden kaçmanın en kolay yolu onlarla göz göze gelmemektir. Eve almazsanız yemezsiniz… Koca bir poşet abur cuburla eve döndükten sonra, ‘yok yemeyeceğim, diyetteyim’ cümlesi işe yaramaz. Her karşılaşmanız sizi biraz daha zorlar ve sonunda dayanamayıp yersiniz. Yapılan araştırmalar yiyeceğe ulaşmak ne kadar zorsa, o kadar az yediğimizi gösteriyor. Eğer kurabiyeler mutfakta gözünüzün önünde durursa, her geliş gidişinizde birer ikişer atıştırıp gün sonunda yüklü kalori almanız kaçınılmazdır.   Ancak bu kurabiyeler mutfak tezgahı yerine market reyonunda kaldığında aynı kalori bombardımanına maruz kalmazsınız. Bırakın tüm gün atıştırmayı  kurabiyeler aklınıza bile gelmez, gelse de çoğu zaman üşenip gidip almazsınız.

İnsanlar gördüğünü yeme eğilimindedir. Bu eğilimi sağlıklı, diyete uygun bir hale getirmenin yolu ise;

1. Diyetinize uygun olmayan yiyecekleri göz önünde bulundurmamak

2. Diyetinizde uygun, sağlıklı yiyecekleri göz önünde bulundurmaktır.

Meyve kasesi ile kurabiye kavanozunun yer değiştirme zamanı geldi de geçiyor bile…

Kural 4: 1 TANE AL!!!

Elbette arada kaçamak yapabiliriz.;)  Arada hepimiz o şirin gözüken ancak masum olmayan yüksek kalorili lezzetli ürünlerden tüketebiliriz. Ancak bu işi diyetimiz için bir tehlike haline getirmeden yapmak gerekir. Ne alacaksanız 1 tane alın. Böylece 2. sinin diyetimizi sabote etmesini önlemiş oluruz. En küçük boy ve sadece 1 tane felsefesini benimseyin. Ne alıyorsanız bir tane ve  en küçük boyunu alın. Promosyon  adı altındaki tuzaklara (’10 taneye 2 hediye’, ‘iki alana bir bedava’ ) inanıp, bu yiyeceklerin size daha pahalıya mal olmasına izin vermeyin. Madem yemek istiyorsunuz buyrun; ancak 1 tane ve en küçük boy.

Kural 5: SEPETİMİZDE DEĞİŞİM !!!

Diyete başlayan hastaların neredeyse tamamı diyetisyenin yanından çıktıktan sonra markete doğru yol alır. Yapılacak alışveriş, daha önceki alışverişlerden biraz daha farklıdır. İşte sepetteki (olması gereken ) değişiklikler;

Tahıl ürünleri:

Beyaz ekmek……………….. Kepekli, Çavdar, Tam tahıllı ekmek      

Pirinç……………………………Bulgur

Makarna………………………..Kepekli Makarna

Süt ürünleri:

Tam yağlı süt…………………..Yarım yağlı/ yağsız süt

Tam yağlı yoğurt……………..Yarım yağlı/ yağsız yoğurt

Tam yağlı peynir……………..Yarım yağlı inek peyniri

Kaşar peyniri…………….Beyaz peynir

Koyun peyniri……………İnek peynir veya Yağsız Lor

Et Grubu:

Sakatatlar, şarküteri ürünleri (salam, sucuk, sosis)…………Yağsız dana kuşbaşı/ kıyma

İçecekler:

Şekerli,asitli içecekler……………………..Sade maden suyu, bitki çayları

Bunların dışında;

Sepette daha fazla yer bulacak besinler: Sebze , meyve, balık, tavuk ve kurubaklagiller…vb

Sepetten çıkarılacak ürünler:Cips, bisküvi,alkol, hazır kurabiye, pasta, kuruyemişler, çikolata.. vb (en fazla bir kuralını unutmayın)

Alışveriş arabamızdaki değişimlerle birlikte alışveriş kuramının sonuna gelmiş bulunuyoruz…Bu beş kurallı kuramı yaşamınızda uygulamaya koyup, benimseyebilirseniz diyet (sağlıklı beslenme) için gerekli ilk ve en önemli adımı atmış olursunuz. Ne demiştik : ‘Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile tek bir adımla başlar.’  Siz ilk adımı atın, gerisi gelir…

DİYETİSYEN EZGİ BELLİKCİ

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Tuba Büyüküstün’e alışveriş yaptırmadılar
    Atv’nin reyting rekorları kıran Gönülçelen dizisinin başrol oyuncusu Tuba Büyüküstün…
  2. Doğru Göz Makyajı Nasıl Yapılır?
    Gözlerimiz yüzün en çok dikkat çeken bölgesidir. Dolayısıyla göz makyajı…
  3. Ne 7 saatten az ne de fazla!
    ABD’de Batı Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştımaya göre…
  4. Galatamoda Alışveriş Festivali 26-30 Mayıs’ta!
    Beyoğlu Belediyesi ve Moda Tasarımcıları Derneği’nin desteği ile gerçekleştirilen Galatamoda…
  5. Bebeklerde Emzirme
    İlk birinci gün 5 er dakika, ikinci gün 10 dakika,…

Devamını okumak için tıklayınız »

Zayıflama Diyetlerinin Anahtarı: Öğün Atlamak ya da Atlamamak

Zayıflama Diyetlerinin Anahtarı: Öğün Atlamak ya da Atlamamak

Uzun zamandır tüm diyetisyenler öğün atlamayın sabah, öğle, akşam düzenli yemek yiyin, ek olarak ara öğünler yapın diye uyarıyor. Eğer iyi bir televizyon izleyicisi veya gazete okuyucusu iseniz bu tür haberleri mutlaka duymuşsunuzdur.

Peki nedir bu işin sırrı?

Neden bu kadar önemlidir 6 öğünde beslenmek, sık aralıklarla ancak az yemek?

Önce yaşam şeklimize bir bakalım:

Günümüz çalışma koşulları hepimizi daha pratik insanlar haline getirdi.Sabahları uyanıp hızlıca kendimizi işe hazırlıyor, apar topar evden çıkıyor ve pratik insanlar olarak pratik yiyeceklerimiz; simit ve poğaçalarımızla güne merhaba diyoruz. Uzmanlar kahvaltı günün en önemli öğünü diye bağıra durusunlar, bizde simitin yanına aldığımız üçgen peynirle; e daha ne olsun , işte kahvaltı diyoruz. Sonra saatler geçiyor ve bir bakmışız ki öğle yemeği saati gelmiş. Muhtemelen dışarı çıkıyor ve sağda solda ne bulursak onu yiyoruz. Ne yapalım çalışma şartları ağır, ev uzak, ne bulursak onu yemek durumundayız. Öğle yemeğini bu şekilde yiyenler gene iyi durumdalar zira bunun daha kötü bir versiyonu da var. Öğle yemeği yiyecek vakti bulamayan veya saati belirsiz, 15.00-16.00′lara kaymış gecikmiş bir öğle yemeği yiyenler grubu.Bu gruptakiler ya düzensiz saatlerde yemek yerler ya da hiç yemezler. Ancak öğle yemeğinin acısını akşam çıkaracaklarına dair hiç kuşku bulunmamaktadır. Arayı herkesten önce kapatacaklardır, emin olun.

Evet..Hızlı bir öğle yemeğinin ardından tekrar iş başı yapılır.ortalama 12-13 arasında yenen yemeğin ardından en iyi ihtimalle 17-18 sularına kadar çalışılır. Bu arada beş çayı içip yanında bisküvi gibi atıştırmalık yiyen şanslı bir azınlık olsa da çalışanlarımızın çoğu buna zaman ayıramamakta ve kırmızı başlıklı kızı bile yiyebilecek aç bir kurta dönüşmüş halde evin yolunu tutar. Artık evde akşam yemeğinde yenilenleri saymayayım.. Ne bulunursa ve HZLI BİR ŞEKİLDE masa silinip süpürülür. O da yetmez gece boyu tv karşında eşlik eder yiyecekler. Tüm gece atıştırır dururuz ve gün boyunca yorulmuş bedenler bunları sindirmeye dahi fırsat bulamadan uykuya yenik düşer….

Bu senaryo tanıdık geldi mi acaba?

Bir çoğumuz için hayat buna benzer şekilde geçmiyor mu?

Gün boyu atlanan öğünlerin acısı akşama çıkmıyor mu?

Ya da bir çok kişi idda ediyor, bir şey yemiyorum su içsem yarıyor diye, peki ama neden???

Bir çok danışanımdan aynı şeyleri duyuyorum; vallahi az yiyorum ,akşamdan akşama yediğim bir tabak yemek nasıl kilo alıyorum?

Gelelim işin düğüm noktasına…Biz iş güç meselesine o kadar kaptırıyoruz ki ya da o kadar güzel bahane olarak kullanıyoruz ki bunu, başka türlü beslenmemizin alternatifi yokmuş gibi, bu hengamenin içinde başka türlüsü olamazmış gibi inandırıyoruz kendimizi…

Halbuki bu gidişatın bize zararları tahmininizden de fazladır.

Sık sık ve az az yemediğiniz zaman metabolizmanız yavaşlar.. Atalarımızdan kalma koruma mekanizmasıdır bu. Uzun süren açlıkta hemen depolamaya başlar vucüt. Kıtlığa karşı veya uzun süre yiyecek bir şey bulamamaya karşı korur kendini. Yediğini yağa dönüştürür. Siz az bile yeseniz vücut harcamak yerine depolar,çünkü aç kalmıştır ve gene açlık başlayabilir.Üstelik çok da az yediğimiz söylenemez sabah poğaçaları, ağır akşam yemekleri ve gece boyu yapılan sağlıksız atıştırmalarımızla yaşarken. Az ve sık yemenin tam tersi çok ve seyrek yemenin bedeli de fazla kilolar oluyor haliyle.

Bir çok kişi metabolizmam yavaş diyip duruyor, garip garip çay formülleri deniyor. İşte size altın anahtar, metabolizmanızı hızlandırmak için daha SIK ARALIKLARLA ANCAK AZAR AZAR YİYİN…Ara öğün yapın….

Uzun süreli açlıklar metabolizmanızı yavaşlatmanın yanında,bir sonraki öğünde daha çok yemenize sebep olur. Akşam evde sürekli yapılan atıştırmaların sebebi aç geçirilen koca bir ikindidir.

O halde aç kalmak;
1. Metabolizmamızı yavaşlatır.
2. Bir sonraki öğünde çok daha fazla kalori almamızı sağlar.
3. Ve bunlara bağlı olarak kilo kazanımına sebeb olur…..
Metabolizmanızı hızlandırmak veya kilo vermek istiyorsanız öğün sıklığını artırın. Evet şimdi ikinci bir yaşam şekline bakalım.

Sabah işe gitme telaşımız olduğundan evde her zaman kahvaltı yapamayabiliriz. Ancak dışardan alınan simit ve poğaçaya da mahkum değiliz. Evden çıkmadan önce pratik olarak hazırlayabileceğimiz beyaz peynir yeşillik ve kepekli bir sandviç güzel bir kahvaltı alternatifi olabilir. Veya süt, sade kahvaltılık gevrekler ve içine koyduğumuz kuru meyveler bizi bu yağlı hayattan kurtarmaya yeter =))

Kahvaltı ve öğle yemeği arasında (saat 10-11 gibi) masamızda her zaman bulundurduğumuz kuru meyvelerden ufak bir atıştırma yaparak, kan şekerimizi dengeleyebiliriz. Böylece hem metabolizmamızı çalıştırmış olup, hem de öğle yemeğine çok acıkmadan gitmiş oluruz. Çok yoğun çalışsaanız bile isteyince bu tarz ufak değişiklikler yapabilirsiniz. Öğle yemeğinde yiyebileceğiniz alternatifleri değerlendirerek en iyiyi seçmek size kalmış ancak atlanan bir öğle yemeği size pahalıya mal olur unutmayın…

En önemli öğünlerden biri ise ikindi öğünüdür çünkü öğle ve akşam yemeği arasındaki süre sabaha kıyasla daha uzun.İşte burada yapılacak doğru atıştırmalar sizi skora götürecektir. İş temponuza göre belirleyeceğiniz saatte yapacağınız ikindi atıştırması günün en kurtarıcı atıştırması olacaktır. Bu öğünde karbonhidrat ve proteinin birlikte olduüğu bir atıştırma mesela meyve ve yoğurt gibi ya da küçük bir kutu süt ve kepekli bisküvi gibi ya da kuru meyve ve ceviz, badem gibi(3-4 ceviz veya 8-10 badem,fındık) akşam yemeğine saldıran o canavarı yok edecektir. Akşam yemeğini ise çok geç saate kalmadan yemek ve bundan sonraki atıştırmalarınızda meyveyi tercih etmek, sizi az az sık sık besleyecek ve hedef kilolarınıza ulaştırmaya yardım edecektir. Yapacağınız birkaç ufak yaşam tarzı değişikliği size güzel bir kapı açacaktır. Kendinizi yormadan çok çaba sarfetmeden ancak biraz daha özenli yaşayarak, kilolarınızdan kurtulmanız veya sağlıklı beslenmeniz mümkün. Ufak adımlar büyük sonuçlar getirir. Haydi atın bir adım gerisi gelir emin olun…

DİYETİSYEN EZGİ BELLİKCİ

İlginizi çekebilecek diğer başlıklar:

  1. Sahurda ne yemeliyiz?
    Ramazan’ın yaklaştığı şu günlerde oruç tutarken sahur ve iftar yemeklerine…
  2. İftar Vaktinde Ne Yemeli?
    İftar sofraları Ramazan’ın en keyifli sofralarıdır. Tüm ailenin bir araya…
  3. Uyku hakkında bilmediklerimiz..
    Uyku hakkında detaylı bilgi verebilmek için insan fizyolojisine bakmak lazım….
  4. Hıçkırık Hakkında Bilinmeyenler
    Çoğumuzun sıklıklı başımıza gelen ve neyin sebep olduğunu çok fazla…
  5. Reflü ve Belirtileri
    Reflü kelime anlamı geri akım demektir. Hastalık olarak ise mide…

Devamını okumak için tıklayınız »

Toplam 644 sayfa, 643. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030...640641642643644