Sağlık

Anne sütü kanseri önlüyor

Anne sütü kanseri önlüyor

Kanser günümüzün en korkulan hastalıklarından biri haline gelmiştir. Son zamanlarda da bu nedenle kanser üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. Kanseri önlemek için uğraş veren uzmanlar bir konuda dikkat çektiler. Uzmanlar, kadınların korkulu rüyası olan meme kanserini anneden alınan yeterli süt miktarı ile önlenebildiğinin altını çizdiler.

 

 

Anne sütü kız çocuklarını meme kanserinden koruyor. Bir kız çocuğu annesini yeteri kadar emdi ise ileriki yaşlarda meme kanseri olma riski oldukça az. Anne sütü bağışıklık sistemini güçlendirdiği için hastalıklara karşı vücut daha dirençli oluyor.

Sadece meme kanserini değil alerjik hastalıkları, diyabeti, obeziteyi ve enfeksiyon hatalıklarınıda önlüyor. Anne sütü lösemi, hodgin lenfoma yada nöroblastom gibi kanser türlerininde riskinide en aza indiriyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

Lenf kanseri belirtileri

Lenf kanseri belirtileri

Nadir olarak görülen lenfoma hastalığı çoğu zaman gençleri esir alıyor. Ağır geçirilen bir grip veya ateşli bir hastalık sonrası ortaya çıkan bu hastalığa erkek çocuklarında daha sık rastlanmaktadır. Prof. Dr. Erkan Topuz lenf kanserinin belirtileri hakkında bilgiler verdi.

Tam olarak nedeni bilinmesede bu hastalığın ortaya çıkmasında enfeksiyonlar büyük rol oynuyor. Çoğu zaman genetik olarakta ortaya çıkan bu hastalık bağışıklık sisteminin zayıflaması ile bir bağlantısı olduğu kesin.

Lenf kanseri belirtileri

 

Bu hastalığın belirtileri arasında yüksek ateşlenme, gece ter basması ve kilo kaybı sıkça görülür. Göğüsta baskı hissi, nefes darlığı, kuru öksürük, öksürürken kan gelmesi, yorgunluk ve halsizlik ile de lenf kanseri kendini belli eder. Daha ileriki evlerinde ise omuriliğe baskıdan dolayı sırt ağrıları meydana gelir.

Lenf kanseri bağışıklık sistemi düşük olanları hedef aldığı için, bu kişilerde zona hastalığda ortaya çıkabilir. Tedavi sürecindeki hastaların hücresel bağışıklıkları zayıfladığından virüs enfeksiyonları ve çeşitli mantar hastalıkları kendini gösterir.

Lenf Kanser Tedavisi

 

Lenf kanseri tedavisinde hastanın iyileşmesi yüksek bir ihtimaldir. Hatta çoğu zaman ilerlemiş bi lenfomadan bile hastanın sağ çıkması mümkün olabiliyor. Bazı hastalarda ise tekrarlanma riski oluşabilir. Tedavide etkili ilaç kombinasyonlarının geliştirilmesi, radyoterapideki tekniklerin ilerlemesiyle başarılı sonuçlar artmıştır.

Devamını okumak için tıklayınız »

Bağırsak kanseri nedir?

Bağırsak kanseri nedir?

Kalın bağırsak, kolon diye adlandırılır ve 2 metre uzunluğa sahiptir. Sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmı, kalın bağırsaktır. Bu bölgede meydana gelen kanser türüne bağırsak kanseri adı verilir. Bağırsak kanseri toplumda sık meydana gelen ve ölümle sonuçlanan bir hastalıktır.

Bağırsak Kanseri Nedenleri

 

Bağırsak kanserinin tam olarak nedeni bilinmese de genetik ve çevresel faktörlerin etkisi büyüktür. Geçmişinde kolon kanseri olan kişilerin bu kansere yakalanma riski oldukça yüksektir. Daha önceden göğüs ve yumurtalık kanseri geçirmiş olan kişilerde de kolon kanserine rastlanmaktadır.

Hayvansal yağların aşırı tüketimi de bağırsak kanserinin oluşumunda etkilidir. Ayrıca kimyasal maddelerle iç içe olan sanayi ve fabrika işçilerinde de sıklıkla görülmektedir.

Bağırsak Kanseri Belirtileri

 

Bağırsak kanserinin belirtileri arasında karında dolgunluk hissi, iştah kaybı, aşırı kilo verme, çok çabuk yorulma ve hafif ağrılar yer alır. Bazı kişilerde ishal bazılarında da kabızlık görülebilir.

Bağırsak kanserini başlangıç evresinde tespit etmek çok zordur. Çünkü belirtiler çoğu kişi tarafından önemsenmeyecek sorunlardır. Bu sorunların görülmeye başladığında bağırsak henüz daralmamıştır. Bu belirtileri kendinde gözlemleyen hastalar doktora gitmediklerinde bağırsak git gide daralmaya başlar. Daralan bağırsakta dışkı geçişi zorlaşır. Dışkı olarak atılması gereken maddeler atılamadığı için burada birikir. Bu durum giderek kötüleşir ve hasta iyice rahatsızlaşır. Bağırsağın tamamen kapanması durumunda hastada kansızlık görülebilir.

Devamını okumak için tıklayınız »

Bağırsak kanseri tedavisi

Bağırsak kanseri tedavisi

Kolon (bağırsak) kanseri dünyada en sık görülen 3. kanser türüdür. 50 yaş üzerindeki hastaları tehdit eden bağırsak kanseri, sessiz ve sinsice ilerleyen bir hastalıktır. İştah kaybı, karında doygunluk, kabızlık, ishal, rektumda kanama, sık sık tuvalete çıkma, çabuk yorulma ve hızlı kilo kaybı gibi belirtileri bulunmaktadır.

 

Bağırsak kanseri tedavisi

 

Kolon (bağırsak) kanseri tedavisi için cerrahi işlem uygulanmaktadır. Bağırsakta tümörün bulunduğu kısım operasyonla çıkartılır. Bağırsağın çıkarılan yerinin alt ve üst kısmı birbirine bağlanır. Tümör anüs bölgesine yakın bir yerde ise anüs tamamen çıkartılarak kolon, karın duvarına bağlanır.

Ameliyat sonrası hastalara kemoterapi uygulanır. Gerek görülürse radyoterapide önerilir. Hastalar ameliyattan sonra beslenmelerine de dikkat etmelidirler. Günde 5 porsiyon meyve ve 6 porsiyon tahıl ürünleri tüketilmeli, yiyecekler suda pişirilmeli ve pişirme dereceleri düşürülmeli, baharatlı, salamura, turşu, tuzlanmış veya tütsülenmiş gıdalardan mümkün oldukça uzak durulmalıdır.

Devamını okumak için tıklayınız »

Cilt Kanseri Kremi Nedir?

Cilt Kanseri Kremi Nedir?

Her yıl milyonlarca insan cilt kanserine yakalanıyor. Türkiye’de ise her yıl ortalama 1 milyondan fazla insana cilt (deri) kanseri teşhisi konuluyor. Gelişen teknoloji kanser hastalıkları ile savaşmamızı sağladığı gibi cilt kanseri de savaşamayacağımız bir düşman değil.

 

Cilt Kanseri Kremi

 

İtalyan bilim adamları cilt kanserinde büyük bir gelişme sağladılar. Üretikleri radyoaktif krem, cilt(deri) kanserini ameliyata ve radyoterapiye gerek kalmadan tedavi ediyor. Mucizevi krem 700 cilt kanseri hastasında denendi ve olumlu sonuç verdi. %95′ lik bir başarı sağlayan krem, kanserli hücreyi deriden resmen kazıyor.

Almanya ve Avusturya’da denemeleri devam eden kremin 2 yıl içerisinde piyasaya sürülmesi planlanıyor. Kremin herhangi bir yan etkisi olmadığını söyleyen Alman firmasının yönetim kurulu başkanı Oliver Buck, 3 seansta oldukça etkili olduğunu da sözlerine ekledi.

 

Cilt Kanseri Kremi Uygulaması

 

Tümörlü bölge tıbbı bir folyo ile kaplanıyor. Folyo ile deri arasına enjekte edilen Radyoaktif Rhenium-188 kremi bir süre sonra katılaşıyor ve radyoaktif ışınlar saçarak kanserli hücreleri yok ediyor. 1-2 saat bu şekilde bekletildikten sonra folyo ve krem çıkartılıyor. Bu işlemin ardından küçülen kanser hücresi birkaç hafta içinde yok oluyor ve deri de kendini yeniliyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

Kına kanser gelişimini önlüyor

Kına kanser gelişimini önlüyor

Kınanın kanser gelişimini önleyebileceği hiç aklınıza gelir miydi? Yıllardır el, ayak ve saçlara yakılan bazende dövme olarak kullanılan kınanın, yapılan araştırmalar sonucunda kanser hücrelerinin gelişmesini önlediği ortaya çıktı. Gaziantep Üniversitesinde araştırılıp fareler üzerinde de denenerek kesin olarak kanıtlandı.

 

Kanser hastalığının giderek yaygınlaşması, bu hastalığın önlenilmesi için yapılan araştırmaları daha da hızlandırdı. Bilim adamları bu hastalıkla savaşmanın yeni bir yolunu daha buldular.

Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, kınanın kanseri önlemek için etkili olup olmadığını araştırdılar. Yapılan bilimsel araştırmada, 10 gün ara ile 60 fareye farklı dozlarda ağız yolundan kına verildi. 10 gün sonra bu fareler üzerinde kanser parametrelerine bakıldı. Sonuç olarak ise kınanın Ehrich Ascite Corcinama kanserli hücrenin büyümesinin durduğu görüldü.

Kanserle mücadelede önemli role sahip olan enzimlerinde çoğaldığı saptandı. Araştırmada doğal toz yeşil kına kullanıldı. Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özaslan, bilimsel çalışmaların süreceğini ve kansere karşı ilaç olanaklarının böylece geliştirileceğini söyledi.

Devamını okumak için tıklayınız »

İşlenmiş et ürünleri kanser yapıyor

İşlenmiş et ürünleri kanser yapıyor

Kanser hastalığı dört bir yandan tehdit etmeye devam ediyor. Yediğimiz besinlerdeki katkı maddeleri bu hastalığa yakalanma riskini daha da yükseltiyor. Yapılan bir araştırma sonucunda işlenmiş et ürünlerini fazla tüketenlerde pankreas kanseri ortaya çıktığı tespit edildi.

 

İşlenmiş et ürünleri pankreas kanserine yakalanma olasılığını %19 arttırmakta. Bilim adamları bu konuda şöyle bir açıklama yaptılar:

“İşlenmiş et tüketimi günde 50 gr olan kişilerde pankreas kanseri riskinin %19 arttığını tespit ettik. İki dilim pastırma, bir dilim sosis ve birkaç dilim jambon 50 grama eşit. Sessiz ve sinsice ilerleyen bu hastalıkta ölüm riski de çok yüksek.

Her gün tüketilen işlenmiş et ürünleri sağlığı ciddi derecede tehdit ediyor. Yenilen küçük boy bir hamburger bile pankreas kanserine yakalanma riskini %19′dan %57′e çıkartıyor. Sinsice ilerleyen bu hastalığın önceden teşhisi de çok zor.”

Uzmanların önerileri ise, işlenmiş et ürünleri ya hiç tüketilmeyecek yada daha az miktarda tercih edilecek. Aksi taktirde tüm kanser türleri arasından en tehlikesi ve kurtulma şansının neredeyse hiç olmadığı pankreas kanserine yakalanmanız an meselesi.

Devamını okumak için tıklayınız »

Deodorantlar kansere yol açıyor

Deodorantlar kansere yol açıyor

Deodorant kullananları çok ciddi bir sorun bekliyor. Çağımızın hastalığı olan kanser, deodorant kullananları tehdit ediyor. Deodorantların içerisinde bulunan ve tene nüfuz eden kimyasal maddeler kanser oluşumunu tetiklemekte.

 

 

Kadınların korkulu rüyası olan meme kanseri, deodorant kullanan kadınları hedef aldı. Uzun yıllar boyuna araştırma yapan bilim adamları, deodorantın östrojen hormonunun dengesinin bozduğunu bu sebeple de meme kanserinin ortaya çıktığını açıkladılar. Meme kanseri riskini arttıran deodorantlar kadınların yaşamlarını elinden alıyor.

Sadece deodorantlarda değil, bronzlaşmak için kullanılan losyonlar, cilt nemlendiricileri ve diş macunları da kanseri tetikleyen diğer sebepler arasında. Araştırmayı yürüten bilim adamlarından biri olan Dr. Philippa Darbre, 40 kadın üzerinde inceleme yaptıklarını, bütün bu ürünleri kullanan kadınların kansere yakalanma riskinin yüksek olduğunu söyledi.

Devamını okumak için tıklayınız »

Aspirin kanser mi yapıyor?

Aspirin kanser mi yapıyor?

Aspirin kullanmanın faydaları olduğu kadar ciddi anlamda zararları da var. Aspirinin etkileri hakkında araştırma yapan bilim adamları, aspirinin kanser riskini ve kalp krizini arttırdığını tespit ettiler.

Hiçbir zararı yok diye her gün aspirin tüketen kişiler, kalp krizi ve kanser riski ile karşı karşıyalar. Doktorlara başvurulmadan alınan ilaçlar ciddi sorunlara yol açmakta. Bunlardan bir tanesi de aspirin…  Sürekli aspirin içmek her sağlık, sorununda aspirine sarılmak doğru bir davranış değil.

Uzmanlar, aspirinin doktora danışılmadan alınmaması konusunda uyarıda bulundular. Çünkü aşırı kullanılan aspirin kalp hastalıklarını tetikleyerek, kan pıhtılaşmasına neden oluyor.

Aspirin kullanıyorsanız fazla aşırıya kaçmamakta fayda var. Ama bazı hastalarda yan tesiri bulunabilir. Bu nedenle doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

Devamını okumak için tıklayınız »

Ayakta kalp yetmezliği tedavisi

Ayakta kalp yetmezliği tedavisi

Kalp hastalıkları, ölüm nedenlerinin en çok yaşandığı sağlık sorunlardan biridir. Bu hastalık için kullanılan EECP yöntemi kalbin gücünü arttırıp beslenmesini sağlıyor. Üstelik bu yöntem kalp hastalarının zorunlu yatışını sağlamayan alternatif bir yöntemdir.

 

Ayakta tedavi esasına dayalı olan EECP yöntemi, kalbe doğru ilerleyen kan miktarlarının artışını sağlayarak kalbin daha iyi bir şekilde beslenmesini sağlıyor.

Kalp yetersizliği hastalarında kalbin fonksiyonları normal çalışmadığı için kan pompalamasında anormallikler yaşanmaktadır.  Bu anormalliğe bağlı olarak dokular yeterli kan miktarı alamazlar. Dokulara yeterli kanın pompalanmaması kalp yetersiliği problemine yol açmaktadır. EECP yöntemi bu hastalar için en etkili tedavilerden biri.

 

EECP yöntemi;


  • tel-kafes tedavisi olan ve yine damar tıkanıklığı ortaya çıkan hastalara
  • daha önce by-pass olanlara,
  • damar yapısı uygun olmadığı için ameliyat olamayan kişilere,
  • stent tedavisini reddeden hastalara
  • kalp yetmezliği bulunanlara,
  • ameliyat olması riskli olan kişilere uygulanan bir yöntemdir.

 

EECP yönteminin uygulanmayacağı kişiler ise;


  • vücutta pıhtı bulunma olasılığı olanlar,
  • son üç ay içerisinde by-pass ameliyatı geçirmişlere,
  • bacaklarda iyileşemeyen açık yarası olanlara,
  • ciddi aort yetmezliği olanlara,
  • kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon hastalarına,
  • hamile veya olma olasılığı olanlara uygulanamaz.

 

Devamını okumak için tıklayınız »

Toplam 644 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567...102030...Son »