Haber

Twitter’da birbirlerine girdiler

Twitter'da birbirlerine girdiler

Özgür ALTUNCU

İSTANBUL – Tartışma Bekaroğlu’nun Twiter hesabına, “Kayseri’de ’Kahrolsun İsrail’ sloganları atan 30 genç için suç duyurusu yapanın Gençlik Bak. Suat Kılıç olduğunu biliyorsunuz, değil mi?” yazmasıyla başladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç bu Twite, ” Kayseri’de gençlerin İsrail protestosu ile ilgili işlem Savcılıkça re’sen yürütülmektedir, şahsım ve GSB ile ilgisizdir” şeklinde karşılık verdi.

Ancak Bekaroğlu iddiasını sürdürdü. Has Parti İstanbul İl Başkanı Bekaroğlu, “Ben hala suç duyurusunun yapıldığını, bu davanın resen açılmadığını iddia ediyorum” dedi. Bekaroğlu bu konudaki twitlerini sürdürdü.

Bekaroğlu çeşitli defalar, “Herkes bunu konuşuyor, ben dillendirdim. Hayır dediğinizde de retweetledim, izleyicilerime duyurdum, Bu soruşturmayı savcı resen açmış olabilir mi? Gençler “kahrolsun İsrail” diye bağırdıkları için” diye yazdı.

BAKAN KILIÇ’DAN SERT YANIT
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç Bekaroğlu’nun tüm bu iddialarına sert bir karşılık verdi. Bakan, Kılıç Twitter hesabına, “Arsız bir yalan, yüzsüz bir iftira. Sahibinin resmi ile münasip bir çamur ” diye yazdı.

Has Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu da bu yanıta yine sert bir göndermede bulundu. Bekaroğlu , “Arsızlığa ve yüzsüzlüğe gelince bunu millete havale edelim… Senle bu konularda yarışamam. Bu arada yüzümü beğenmemişsin. Çamur filan demişsin. Benim yüzümün çamurluğu mu senin maske yüzün mü ” karşılığını verdi.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın kendisi için dava açmaya hazırlandığını öne süren Bekaroğlu Twitter hesabına son olarak , ” Tamam, dava aç. Para verelim de. Bu büyüklenme, bu kibir ne. Bu laflar ne öyle?” diye yazdı.

KAYSERİ’DE NE OLDU ?
24 Kasım 2011 tarihinde Kayseri Kadirhas Kongre ve Spor Merkezi’inde Kayseri Kaski Spor ile, Maccabi Bnot takımları arasında oynanan Euro CUP kadınlar basketbol müsabakası sırasında İsrail aleyhine slogan atan 30 genç hakkında savcılık, halkı din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek kin ve düşmanlığa sevk etmek suçundan soruşturma açmış, gençlerin sporda şiddetin önlenmesine daire yasanın 14. maddesinin 2. fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesine göre yargılanmasını istemişti. Tutuksuz yargılanan ve haklarında birer yıl hapis cezası istenen gençler, 27 Ocak tarihinde hakim karşısına çıkacak. (dha)

Devamını okumak için tıklayınız »

Tekin: Bunların hepsi darbe ortağıydı

Tekin: Bunların hepsi darbe ortağıydı

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, “Merak ediyorum, şu anda iktidarda olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar dahil olmak üzere 12 Eylül döneminde hangisinin mağduriyeti var? Var mı aklınıza gelen biri. Yok. Çünkü bunların hepsi suç ortağıydı, darbe ortağıydı. Eğer onların iddia ettiği gibi bu ülkede bir derin devlet olsaydı, bunlar bu ülkeyi yönetemezlerdi” dedi.

Tekin, CHP Etimesgut İlçe Başkanlığı Elvankent Temsilciliğinin açılışında yaptığı konuşmada, artık sadece ilçe başkanlıklarının kendilerine yetmediğini ve ihtiyaç duyulduğu için temsilciliklerin açılmaya başlandığını belirtti.

Eskiden iktidar ile muhalefet arasındaki diyalogda muhalefetin Türkiye’nin gündemiyle ilgili soruları sorduğunu, iktidarın ise bunlara cevap verdiğini anlatan Tekin, şimdi ise AK Parti’nin yeni bir alışkanlık getirdiğini söyledi. Tekin, “ ‘Gündemi saptırma merkezi’ diye bir merkezleri var, o merkez olabildiğince Türkiye’nin gündeminin dışında, toplumu ilgilendirmeyen, dar alanları ilgilendiren meseleleri getirmek istiyor” diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dün CHP’nin tüzük kurultayını eleştirdiğini hatırlatan Tekin, “Sayın Arınç, biz haftada bir tüzük kurultayı yaparız, 3 yılda bir yaparız, 5 yılda yaparız, o tamamen bizim sorunumuz” dedi.

Türkiye’yi 10 yıldır yöneten AK Parti iktidarının sığınacağı tek limanın derin devlet olduğunu savunan Tekin, “30 yıldır bu derin devlet konuşulur, ama benim bildiğim Türkiye’de derin devlet değil, derin ve kirli siyaset vardır” diye konuştu.

“Aklımızda sadece gariban patatesçiyle soğancı kaldı”
Toplumun anlayabileceği birkaç soruyu Bülent Arınç’a sormak istediğini ifade eden Tekin, “Sayın Arınç Türkiye’nin 26 gün gündemini kozmik odayla meşgul ettiniz. Siz merak etmeyebilirsiniz, ama en azından biz merak ediyoruz. Bu kadar günler geçti, bu kozmik oda ne oldu ve size kimler suikast yapmak istedi? Bunları kamuoyuyla paylaşın. Bizim aklımızda sadece gariban patatesçiyle soğancı kaldı. Onun dışında bir şey öğrenemedik” dedi.

Uludere’de 35 vatandaşın hayatını kaybettiğini, bu sayının bazı gazetelerde 34 olarak yazıldığını hatırlatan Tekin, henüz ölen vatandaşın sayısının bile tespit edilemediğini öne sürdü. Bu konuda açılan soruşturmada Genelkurmay ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın muhatap kurumlar olduğunu anlatan Tekin, şu görüşleri dile getirdi:

“Genelkurmay ‘bana verilen istihbarata göre’ dedi. MİT ise ‘ben böyle bir istihbarat vermedim’ dedi. Bu ülkeyi yönetenlere soruyoruz, kim size bu istihbaratı verdi? Bunu açıklamak çok mu zor? Bunun cevabını istiyoruz. Siz bırakın bizim tüzük kurultayımızı, Türkiye’yi kimlere havale ettiniz onun cevabını verin.

Türkiye’de gerçekten hiçbir şeyin karanlıkta kalmasını istemiyorlarsa yapmaları gereken bizim sorulara cevap vermektir. O zaman inanın derin devlet değil, kirli ve derin siyasetin hangi boyutta olduğunu göreceksiniz.

‘BUGÜNKÜ KADROLARIN ÖNEMLİ KISMI DARBE ZAMANI GÖREV YAPTI’
Türkiye’yi yönetenlerin hepsi ‘darbeyle hesaplaşırız’ derler. Şöyle bir geriye dönüp bakın. Bugünkü kadroların önemli bir kısmı darbe dönemlerinde görev yapmıştır. Şimdi darbenin hesabını da CHP’ye soruyorlar. Türkiye’de darbenin mağduru sadece CHP ve solcular olmuştur.

Merak ediyorum, şu anda iktidarda olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar dahil olmak üzere 12 Eylül döneminde hangisinin mağduriyeti var? Var mı aklınıza gelen biri. Yok. Çünkü bunların hepsi suç ortağıydı, darbe ortağıydı. Eğer onların iddia ettiği gibi bu ülkede bir derin devlet olsaydı, bunlar bu ülkeyi yönetemezlerdi. Kirli ilişkilerle bu noktaya gelindi. Şimdi burada darbe ile hesaplaşacaklarmış. Siz darbeyle hesaplaşamazsınız. Bu ülkede darbeyle hesaplaşabilecek mağduriyeti olan CHP’dir.”

“KOCAOĞLU’NA SONUNA KADAR KEFİLİZ”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’yla ilgili 397 yıllık hapis cezası istemini hatırlatan Gürsel Tekin, Kocaoğlu’na sonuna kadar kefil olduklarını ve dürüstlüğün bedelini ödemeye her zaman hazır olduklarını dile getirdi.

“Sadece İstanbul’da imar rantlarından dolayı 40 milyar dolar kimlerin kasasına girdi” diye soran Gürsel Tekin, “Bakanlara sesleniyorum. Hodri meydan, gelin tartışalım” dedi.
Gürsel Tekin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eleştirilerine, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Salı günü cevap vereceğinin altını çizdi.

Tekin, konuşmasının ardından, bir gazetecinin, “Dışişleri Bakanlığının gazetelere yansıyan ‘Birleşmiş Milletler kontrolünde Suriye’ye müdahale olursa destekleriz’ açıklamasını değerlendirir misiniz” sorusu üzerine, “Biliyorsunuz Sayın Başbakanımız kime kardeşim dediyse ocağı söndü. Önce Libya’ya gittiler, orada Kaddafi’yi götürdüler. Sayın Dışişleri Bakanına sormak istiyorum, bu politika eğer Türkiye’nin dış politikasıysa buna hiç itiraz yok. Eğer bu politika bir sipariş politika ise buna da cevap vermesi gerekiyor. Bütün komşularımızla ne yazık ki sorunlu hale geldik. Madem bizim bu ülkelerle sorunumuz olacaktı, siz hangi gerekçeyle Sayın Başbakanı buralara götürdünüz. Ortak Bakanlar Kurulu toplantısı yaptınız. Ticari anlaşmalar imzaladınız. Bunun gerekçesini Türkiye kamuoyuna anlatmak zorundasınız” değerlendirmesinde bulundu.(aa)

Devamını okumak için tıklayınız »

BDP’li Geylani: Hakkari’deki patlama, Şemdinli’nin devamıdır

BDP'li Geylani: Hakkari'deki patlama, Şemdinli'nin devamıdır

Behçet YILMAZ

HAKKARİ – Bu patlamanın patlamanın, 2005 yılında Şemdinli İlçesi’nde Umut kitabevi önündeki patlamadan bir farkının olmadığını, hatta bu olayın Şemdinli’nin bir devamı olduğunu ileri sürdü.

Hakkari’de 3 gün önce meydana gelen ve 1 kişinin ölümüne, 28 kişinin de yaralanmasına neden olan patlama nedeniye Hakkari’ye gelen BDP Genel Başkan Yardımcısı Hamit Geylani, BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan, Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu ve BDP İl Başkanı Mehmet Sıdık Yıldırım ile birlikte Devlet Hastanesi’nde tedavi gören yaralıları ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu.

‘HAKKARİ’YE BİR KERE DAHA ZULÜM YAĞDI’
Daha sonra BDP Hakkari il binasına geçen Geylani ve beraberindekiler, burada bir basın toplantısı düzenledi. Geylani, patlamanın 2005 yılında Şemdinli ilçesinde meydana gelen olayla aynı olduğunu öne sürerek, şunları söyledi:

“Her zaman olduğu gibi Hakkari’ye bir kez daha zulüm yağdı. Bu ilk değildir. Benzeri hadiseleri çok yaşadık. Umarım bundan sonra yaşamayacağız. Fakat Hakkari halkı özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesinde bugüne kadar taviz vermedi, durmadı ve durmayacak. Bu nedenle ödenen bütün bedellere rağmen Hakkari bir bütün olarak Kürt halkı ile birlikte ayaktadır. Sizleri kutluyoruz ve sizler sahipsiz değilsiniz. İşlenen bu cinayeti nefretle kınıyoruz, ayıplıyoruz. Bu ayıp, bu sistemin ayıbıdır.”

‘DİLERİZ SİSTEM AKLINI BAŞINA TOPLAR’
Şırnak’ın Uludere İlçesi’nin Irak sınır kesimine yönelik hava saldırısında 34 kişinin öldüğü olayı da hatırlatan BDP’li Geylani, şöyle devam etti:

“Dileriz sistem aklını başına toplar. Bir daha söyle bir ayıbı kendi yurttaşına reva görmez. Roboski (Ortasu) katliamının bir biçimini 2 gün önce Hakkari’de yaşadık. Roboski’yi (Ortasu) havadan bombaladılar ve 34 kardeşimizi katlettiler. Hakkari’yi de karadan yani şehrin tam kalbinden bombaladılar. Bu bombalamayla hedef sadece bir kişiyi öldürmek 10 kişiyi yaralamak değildi. Bu yüzleri aşan insanın canına kıyma hedefiydi. Üniversite öğrencisi Zeki Yeşil’i, beyaz karın üstünde katlettiler. Bu kontrol, bu cinayet zekice değildi. Çok aptalca idi. Çok aptalca bir senaryoydu. Bu senaryonun altında bu sistem kalacaktır. Onun için derin güçler, tıpkı Şemdinli olayında olduğu gibi suçüstü oldular. Şemdinli olayının canlı tanığı Milletvekilimiz Esat Canan’dı. Bu da onun bir 5 sene sonraki versiyonudur, yani fotokopisidir, bir biçimidir. Ama bu suçüstü yakalanan devletin derin güçleri er geç adalete yakalarını teslim edeceklerdir. Çünkü mazlumun ahı zalimin yanında hiçbir zaman kalmamıştır ve kalmayacaktır.”

Hastane çıkışında konuşan BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan ise, olayda yaralandığı iddia edilen 3 polis memurunu da ziyaret etmek istediklerini ancak yaralıları hastanede bulamadıklarını söyledi.(dha)

Devamını okumak için tıklayınız »

Davutoğlu, Fransa’yı uyardı

Davutoğlu, Fransa'yı uyardı

PARİS – Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddedilmesini suç sayan yasa teklifinin Senatoda kabul edilmemesi konusunda Fransa’yı bir kez daha uyardı.

Davutoğlu, Fransa’nın tavrını değiştirmemesi halinde bu ülkeye yönelik yaptırımların sürekli olacağı uyarısında bulundu.

FRANCE 24’E KONUŞTU
“France 24” televizyon haber kanalına konuşan Davutoğlu, “Biz bu yaptırımları açıklamak zorunda kalmamayı umut ediyoruz. Ancak Türkiye’nin sessiz kalacağını düşünmeyin. Yeni yaptırımlar olacak ve bu kez yaptırımlar Fransa tavrını değiştirene kadar sürekli olacak” dedi.

Senato gündemine gelen yasa teklifinin insan haklarına aykırı olduğunu belirten Davutoğlu “Fransız aydınlar ve senatörler için ortak değerlerimizden birisi olan ifade özgürlüğünü savunmanın zamanı geldi” diye konuştu.

Devamını okumak için tıklayınız »

Ergin: Demokrasiye giden yolları duble yola dönüştürdük

Ergin: Demokrasiye giden yolları duble yola dönüştürdük

Mehmet EZER- Vasi KÖSE

KIRIKHAN – Ergin, “Şimdi görüyorum ki bu da yetmez. Duble yol yetmiyor. Ne yapalım? Demokrasiye giden yolları otoyol yapalım” dedi. Bakan Ergin, Meclis’e sunacakları yeni yargı reformu paketiyle ifade özgürlüğü konusunda pozitif düzenlemeler yapacaklarını açıkladı.

Hatay’ın Kırıkhan İlçesi’nde AK Parti İlçe Başkanlığı’nın Hüner Düğün Salonu’ndaki 4’üncü olağan kongresine katılan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, partisinin iktidarda olduğu 10 yıllık süreçte yaptığı hizmetlerden söz edip, ülkenin altyapısının yeniden inşa edildiğini, üst yapısının inşasının ise devam ettiğini dile getirdi.

AK Parti iktidarının tüm hizmetlerin terazinin bir kefesine, egemenliğin millete verilmesinin ise diğer kefesine bırakılması gerektiğini kaydeden Bakan Ergin, bu hizmetlerin on yıllar sonra hayırla, duayla hatırlanacağını vurgulayıp, şunları söyledi:
“Bizden sonraki kuşaklar, kendi geleceklerini kurabilme, ülkenin ve milletin kaderini tayin etme noktasında gücü elinde bulunduracak bir noktaya geldi. Biz yaptığımız hizmetleri, fiziki altyapı ve diğer taraftan da demokrasinin güçlendirilmesi, millet iradesinin muktedir hale getirilmesi olarak iki kısma ayırdık. Demokrasimiz 2002’den bu yana önemli mesafeler kat etti. 2002’de iş başına geldiğimizde demokrasiye giden yollar adeta stabilize yoldu. Bugün gelinen noktada demokrasimiz bölünmüş yola ulaştı. Artık demokrasiye giden yollar duble yol olarak inşa edildi ama şimdi görüyorum ki bu da yetmez. Duble yol yetmiyor, ne yapalım? Demokrasiye giden yolları otoyol yapalım. Allah’ın izniyle önümüzdeki süreçte, ülkemizde demokrasinin çıtasının daha da yükseltilmesi, demokrasiye giden yolların standardının yükseltilmesi, kalıcı olması, direngenliğinin arttırılması, kırılganlığının önlenmesi açısından yeni adımlara ihtiyaç vardı, onları atmaya başladık.”

YARGI REFORMU PAKETİNDE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
90 maddeye yakın yargı reformu paketini kısa sürede parlamentoya sunacaklarını ve internet sitesinde yayınladıklarını vurgulayan Bakan Ergin, ifade özgürlüğü konusunda pozitif düzenlemelerin bulunduğuna dikkat çekti.

15-17 Kasım 2011’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland’ın da katılımıyla üç günlük çalıştay yaptıklarını hatırlatan Bakan Ergin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Üç günlük çalıştaya Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay başkanlarımız ile daire başkanları da katıldılar. Yüksek yargının temsilcileri de vardı. Bu çalıştayda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararları masaya yatırıldı. Önümüzdeki dönemde, ’Bu ihlallerin tamamının ortadan kaldırılmasına dönük neler yapılmalı’, bunlar çalışıldı. Buna dönük olarak eylem planı hazırlığımız vardı. İfade Özgürlüğü, Basın Özgürlüğü Eylem Planı adı altında yapılan bu çalışmalar son noktaya geldi. Ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü anlamında yaptığımız çalışmalarla ortaya çıkaracağımız eylem planını Bakanlar Kuruluna götüreceğiz. Türk demokrasisinin, Türk demokrasisine giden yolların bölünmüş yoldan otoyol haline getirilmesi için ilave adım atmaya devam edeceğiz.”

’KIRIKHAN’A DENİZİ GETİRECEĞİZ’
İktidarları döneminde Hatay’a yapılan hizmetleri anlatan Bakan Ergin, geçen hafta temeli atılan Reyhanlı Barajı’nın 15 Mayıs 2015’te tarım alanlarına su vereceğini söyledi. Bakan Ergin, Kırıkhan ve Hassa ilçelerine denizi getirme sözü verdiği konuşmasında Amanos dağlarını tünellerle geçerek İskenderun Körfezi ile buluşmasını sağlayacaklarını, bu konuda çalışma yürüttüklerini bildirdi.

Divan başkanlığını Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın yaptığı kongrede tek aday olarak seçime giren İlçe Başkanı Ali Meto yeniden seçildi.

Kongreye AK Parti Hatay milletvekilleri Adem Yeşildal, Orhan Karasayar, Hacı Bayram Türkoğlu, Mehmet Öntürk ile bir süre önce MHP’den istifa eden Kırıkhan Belediye Başkanı Murat Sakman ve çok sayıda partili katıldı.(aa)

Devamını okumak için tıklayınız »

‘Yasa çıkarsa engizisyon dönemi başlar’

'Yasa çıkarsa engizisyon dönemi başlar'

Dişişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Fransa’daki yasa tasarısı Ortaçağdaki tipik engizisyon anlayışıdır. Bu ayıptır. Soğukkanlılıkla tasarının sonucunu bekliyoruz” dedi. Davutoğlu, “Avrupa ülkeleri engizisyon yasalarını andıran bu yasa tasarısı karşısında maalesef tepki vermedi. Bu yasa çıkarsa Avrupa’ da engizisyon dönemi başlar” diye konuştu.(dha)

Devamını okumak için tıklayınız »

Taksi durağından Fransa ve 3. Köprü mesajı

Taksi durağından Fransa ve 3. Köprü mesajı

İSTANBUL – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Senatosu’nda oylanacak Ermeni yasa teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ankara’ya hareketi öncesi Erdoğan, Ataşehir’de Batı Ataşehir Şirin Taksi durağını ziyaret etti.Başbakan Erdoğan burada yaptığı açıklamada, “Temennim o dur ki, senato Fransa’yı geçmişinden bugüne kendi değerleriyle çatışan bir ülke konumuna düşürmez” dedi.

BUGÜN ONBİNLER YARIN YÜZBİNLER OLABİLİR

Fransa’nın özgürlükler konusunda iddialı olduğu başlıkları inkar ettiğini söyleyen Erdoğan, “Bu bir defa düşünce özgürlüğüne ters bir tartışmadır. Mayıs ayındaki seçimlere yönelik bir yatırımdır. Bu arada onbinlerce kardeşimiz Paris’te bir araya geldiyse bunun geleceğe yönelik ne gibi bir yankı uyandıracağını, ortaya koymaktadır. Bugün onbinler yarın yüzbinler olabilir” diye konuştu.

YAPILAN İNSAN HAKLARINA AYKIRIDIR

Yapılanın insan haklarına, insan hakları evrensel beyannamesine ve Fransa Türkiye ilişkilerine aykırı olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, “Bu kadar basit hesaplar uğruna, siyasi hesaplar uğruna tarihçilerin vermesi gereken bir kararı kalkıp da burada Sarkozy’nin kendi siyasi hesapları için feda etmesi anlaşılır değildir” diye konuştu.

OLASI FRANSA SEYAHATİ DÜŞÜNÜLÜR

Başbakan Erdoğan, “Bugün Fransa’da alınacak karara göre bizim de vereceğimiz başka bir karar var” diyerek yaptırım mesajı verdi. Bülent Arınç’ın dile getirdiği “Başbakan Erdoğan Fransa’da Ermeni soykırımı iddiasını reddettiğinde tutuklanacak mı?” sözünü hatırlatan bir gazeteciye de Erdoğan, “Böyle bir şeyde olası bir Fransa ziyareti olur mu? O da düşünülür” karşılığını verdi.

3. KÖPRÜYÜ MİLLİ BÜTÇEDEN YAPACAĞIZ

Boğazi Köprüsü’nün bakıma alınacağı yönündeki bir soruya, “Bu konuda gerekli açıklamayı Ulaştırma Bakanım yapmıştır” yanıtını veren Erdoğan, trafiği en az sıkıntıyı uğratacak şekilde bakımın yapılacağını söyledi. Erdoğan, “Biz 3. köprüyü milli bütçeden yapma kararını verdik. Burayı süratle başlayıp bitirme gayreti içinde olacağız. Orayı bitirince burası da rahatlar” diye konuştu. (dha)

Devamını okumak için tıklayınız »

‘Hepimizin Ermeni olmasına gerek yok’

'Hepimizin Ermeni olmasına gerek yok'

ANKARA – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetiyle ilgili yazılı açıklama yaptı.  Bir insanın hunharca katledilmesinin kınanması için kimlik değiştirilmesine gerek olmadığını vurgulayan Çelik, ”Irkları ve inançları eleştiri konusu yapmayalım. Eleştirilerimizin argümanı haline getirmeyelim. Cinayeti telin etmek için kimlik aramaya gerek yok; insan olmak, vicdan sahibi olmak yeterlidir. Hepimizin Ermeni olmasına gerek yok” ifadelerini kullandı.

Çelik, açıklamasında şunları kaydetti:

”Acımızı paylaşalım, karşımızdakine empati besleyelim derken başka bir incinme yaratacak söylemlerden ve değerlendirmelerden uzak duralım. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Türkiye’nin ilerlemesini hazmedemeyenlerin tarihi parlamento kararlarıyla linç etmeye çalıştığı böyle bir günde herkesin el ele vermesi ve ortak akılda birleşmesi gerekmektedir.

Seçim hırslarına tarihi birlikteliklerine kurban etmeye çalışanlara halklar gerekli cevabı er geç verecektir. Bugün Fransa’da yüzyıllardır var olan Türk-Ermeni kardeşliği yargılanmaya çalışılmaktadır. Yanlışa Türkiye; Ermenisiyle, Türküyle, Kürtüyle, Çerkeziyle, Lazıyla insani kardeşlik potasında erittiği yürekle cevap verecektir.

‘SARKOZY YOKKEN DE KARDEŞLİĞİMİZ VARDI’
Tarihi çarpıtarak oy rantı peşinde koşanlar, tarih sayfalarında boyunları önde gezmeye mahkum olacaklardır. Sarkozy tarihe, tarih istismarcısı olarak geçmiştir. Hiç kimse şunu unutmasın ki; Sarkozy yokken de Türk-Ermeni kardeşliği vardı, Sarkozy gittikten sonra da Türk-Ermeni kardeşliği var olmaya devam edecek.” (aa)

Devamını okumak için tıklayınız »

‘Soykırımı İnkar’ yasa tasarısı Fransa Senatosu’nda

'Soykırımı İnkar' yasa tasarısı Fransa Senatosu'nda

PARİS – Fransa Senatosu genel kurulunda, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifinin görüşülmesine TSİ 16′da başlandı. Genel kuruldaki oturumda ilk konuşmayı hükümet adına söz alan parlamento ile ilişkilerden sorumlu bakan Patrick Ollier yaptı.

Ollier genel kurulunda yaptığı konuşmada, senato gündemine getirilen yasa teklifi lehinde konuşma yaparak, sözkonusu teklifin Fransız yasalarına ve AB yasalarına uygun olduğunu iddia etti.

Görüşmeler sırasında toplam 13 senatör konuşma yapmak için kayıt yaptırdı. Tarafların konuşmaları yaklaşık 4 saat sürdü. Senato, ilk önce yasa teklifinin incelenmeye alınmamasını öngören değişiklik önergesini oyladı. Oylamada Anayasa Komisyonunun ‘yasa anayasaya aykırıdır, reddedilsin’ teklifi kabul görmedi.

Devamını okumak için tıklayınız »

CHP’li vekilden PKK yorumu: Her iki tarafından şehitlerimiz oluyor

CHP'li vekilden PKK yorumu: Her iki tarafından şehitlerimiz oluyor

Nezir GÜNEŞ

MARDİN – CHP, Suriye’deki olayların ekonomik ve sosyal yaşamına etkilerini belirlemek ve alınması gereken önlemleri belirlemek için Mardin, Gaziantep, Adana, Şanlıurfa, Şırnak, Hatay, Mersin, Kilis, Kahramanmaraş ve Osmaniye’yi ziyaret edecek.

Sınır bölgesinde yer alan illerde temaslarda bulunacak CHP heyeti, elde ettikleri sonuçları bir rapor halinde CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na sunacak. Program kapsamında CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, Niğde Milletvekili Doğan Şafak, bir heyetle incelemelerde bulunmak üzere Mardin’e geldi. Önce parti teşkilatını ziyaret eden heyet, İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan, Merkez İlçe Başkanı Hıdır İnal ve partililer tarafından karşılandı.

Parti binasında konuşan Millevekili Hülya Güven, Suriye sınırda sadece ekonomik gelişmeleri değil olayları aynı zamanda sosyal açıdan da değerlendireceklerini söyledi. Güven, 3 ay önce Suriye’ye gezi yaptığını belirterek, şöyle dedi:

Suriye’de yaşayanlar ’Bizim sorunumuz yok’ diyor. Hakikaten onun içim bizim Suriye’nin içişlerine karışmamız gibi bir durumun olmaması lazım. Bizde nasıl PKK sorunu varsa, onlar da muhakkak bazı sorunlar olacaktır. Mesela bizde PKK sorunu var. Askerlerimiz şehit oluyor. Her iki taraftan da şehitlerimiz oluyor. Bunun için başka bir ülkenin gelip bizim içişlerimize müdahale etmesi doğru mu? Değil tabii ki bunun için de bizim Suriye’ye doğrudan müdahale etmemiz doğru değil. (dha)

Devamını okumak için tıklayınız »

Toplam 289 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »