Bu tür fondötenlerin içerisinde bol miktarda yağ ve renk pigmenti bulunur. Cilt sorunu yaşayanlar tarafından daha sık tercih edilir ve pürüzsüz bir görünüm elde edilmesini sağlar. Ancak cilt kırışıklığı olan noktaların belirginleşmesine neden olur. Bu nedenle parmak ucuyla uygulanıp üzerine biraz pudra eklenebilir.
Pudra fondöten gibi renk verse de daha kurudur. Ancak stik fondötenlerde olduğu gibi kırışıklıkların olduğu cilde uygulanmamalıdır. Pudralar ıslak veya kuru sünger ile uygulanabilir. Ancak bu süngerlerin sık sık temizlenmesi çok önemlidir. Aksi takdirde cilt hasarlarına yol açabilir.
Dudak çatlamasına karşı kesin çözüm, dudak çatlamasından nasıl kurtuluruz, kışın çatlayan dudakların tedavisi, soğuktan çatlayan dudaklar için hangi kremleri kullanmalıyız ne tür krem sürmeliyiz, dudak çatlamaması için öneriler:
Kış mevsiminin en sevilmeyen yanlarından biri ellerimizi ve dudaklarımızı çatlatan soğuk havadır. Bazı durumlarda özellikle dudak çatlakları kabusa dönebilir. Böyle durumlara karşı dudakların bakımını yapmak çok önemlidir.
Dudakların çatlamasını önlemek için sürekli balm kullanılabilir. Ancak bir kere çatladıysa da oturup beklemek gerekmez.
Dudaklarınıza gece uyumadan önce krem sürün. Bu sayede gereken yumuşaklığa ve esnekliğe ulaşacaklardır. Tüm gün dudak balmı kullanmaya özen gösterin. Çatlamış dudakları kesinlikle ısırmayın. Dudakları ısırma eğilimi B vitamini eksikliği görülen kişilerde daha fazladır. Gece yatmadan önce dudaklara gliserin de sürülebilir. Ayrıca beslenme düzeninizde B ve C vitamini içeren meyve ve sebzelerin bulunmasına da özen gösterilmelidir.
Uykusuzluğun zararları, uykusuz kalmanın sağlığa zararı varmı, uykusuzluk şişmanlatırmı, iyi uyuyamamak kilo aldırırmı, uyku sorunu olanlar aşırı kilolumu oluyor, uykusuzluk şişmanlık sebebimidir, geceleri uykusunu alamayanlar şişmanlarmı, düzenli uyku uyuyamayanlar kilo alıyor, yeterli süre uyuyamayanlar şişmanlıyor:
Bilim adamları 180 kişi üzerinde uykunun ve beslenme düzeninin etkilerini inceledi. Uykusuzluktan kaynaklanan sürekli yorgunluk halinin vücuttaki yağların yakımından sorumlu olan melatonin hormonunun üretimini olumsuz yönde etkilediği görüldü. Yağ yakım hızı düştüğünde depolanma hızlanıyor ve kilo alımı söz konusu oluyor.
Yeterli miktarda uyuyamamak insan psikolojisini de olumsuz yönde etkiliyor.
Yetişkinlerin neredeyse %50′si 7-9 saatlik gece uykusunu almıyor. %70′i haftada en az 3 gece uyumakta zorluk çektiğini belirtiyor.
Uyku vücudun kendini yenilemesi için hayati önem taşır. Bu nedenle yeteri kadar uyuduğumuzdan emin olmamız gerekir.
Özellikle kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yataktan kalkmak bile zorken, makyaj yapmak çoğu zaman imkansızdır
Her gün tekrar edilmesi gereken bu güzellik ritüeli, kalıcı makyaj uygulamalarıyla sona eriyor. Kalıcı makyaj; yataktan kalktığınızda, banyoya girip çıktığınızda, spor yaparken kısacası günün her saati rahatlık ve özgüven sağlıyor. Özellikle işi gereği gün boyunca bakımlı görünmesi gereken kadınlar için kolay bir güzellik fırsatı olduğunu belirten Güzellik Danışmanı Ayşe Bocan kalıcı makyajla ile ilgili bilinmesi gerekenleri paylaşıyor.
Kalıcı makyaj uygulamasında doğal ve mineral renkler deri yüzeyinin hemen altına tek seferlik iğnelerle empoze ediliyor.
Uygulama öncesi renk pigmentleri kişinin saç, deri ve göz rengine uygun olacak şekilde belirleniyor.
Pigmentasyon ömrü kişinin cilt yapısına, kullanılan renge ve uygulanan bölgeye göre 3 – 6 yıl arasında değişiyor.
Uygulamanın sürekli canlılığını korunması için ise 2 yılda bir tek rötuş yapılması tavsiye ediliyor.
Son zamanlardaki en yaygın kalıcı makyaj işlemlerinin kaş kaldırtma, kirpik çizgileri, dudak çizgileri, göğüs simülasyonu ve yara kamuflajı işlemleri olduğunu belirten Bocan, uygulamanın 18 yaşın üstündeki herkese yapılabileceğini de söylüyor.
Aynı zamanda uygulama öncesinde uygun renklerle yapılan alerji testi de geçici alerjik reaksiyonları dahi ortadan kaldırıyor.
Karanfil kürü saçlara iyi geliyor, karanfil kürünün saça faydaları, karanfil kürünün saç sağlığı için yararları nelerdir, karanfil kürü hazırlanışı, karanfil kürü yapılışı,karanfil kürü tarifi gerekli malzemeler.
Saç İçin Karanfil Kürü:
Yarım litre suyun içerisine bir avuç tane karanfili atıp 24 saat ışık almayan bir yerde bekletiyoruz. (bekleteceğimiz kabın özellikle cam olması gerekir) Sonra taneleri çıkartıp bu suyu haftada en az 4 kez saç diplerine sürüyoruz. Özellikle saç diplerine temas etmesi gerekiyor. Elimizle masaj yaparak dahada kolay yayabiliriz.
Karanfil Kürü Tarifi ve Hazırlanışı
Bir bardak su kaynatın ve hemen sıcakken üzerine dokuz-on adet karanfil tanelerinden ilave ediniz. Beş-altı dakika bekledikten
sonra karanfilleri içerisinden çıkarmadan yudum yudum içiniz. En geç on dakika sonra yorgunluğunuzun gittiğini, vücut direncinizin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Çok daha önemlisi, günün yorgunluğuna bağlı zihin yorgunluğunuzun ortadan kalktığını daha dinamik düşünsel güce sahip olduğunuzu hayretle hissedebileceksiniz.
Üzerinizdeki gerginliğin de yavaş yavaş ortadan kalktığını göreceksiniz.
Karanfilin bu konudaki etkilerini daha da artırmak istiyorsanız, kendinize bir çay demleyip içerisine 10-12 adet karanfil atınız, birkaç dakika bekledikten sonra çayınızı yudumlayarak keyfini çıkartınız. İçtikten 5-10 dakika sonra zihin yorgunluğunuzun kaybolduğunu ve daha zinde olduğunuzu hayretle gözlemleyebilirsiniz. Bu amaçla uygulayacağınız karanfilli çayı haftada 3-4 defadan fazla uygulamayınız ve alışkanlık haline getirmeyiniz.
Karanfil (baharat)
Karanfil ile ilgili birden fazla anlam vardır. Karanfil baharatı Syzygium aromaticum ağacından elde edilirken, Karanfil çiçekleri Dianthus petraeus bitkisinden elde edilirler.
İlk olarak Moluk adalarında bulunmuştur. Karanfil ağacı dört mevsim yeşil kalır ve 10-20 m uzunluğa erişebilir. Karanfil çiçeklerine Karanfil baharatı (Syzygium aromaticum) ile benzer kokuya sahip olduğu için bu ad verilmiştir.
Anavatanı Endonezya olup, tüm dünya mutfaklarında baharat olarak kullanılr. Adı Fransızca clou (çivi) dan gelir; çünkü tomurcuklar belli belirsiz küçük düzensiz tırnak biçimini andırılar. Karanfiller, öncelikle Zengibar, Endonezya ve Madagasgar’da hasat edilir. Aynı zamanda Hindistan ve Sri Lanka’da yetiştirilir. Çiçek tohumları başlangıçta soluk renklidir ve dereceli olarak yeşile dönüşürler. Karanfiller boy uzunluğu 1.5-2 cm iken hasat edilirler. Karanfil ağacının çiçek tomurcuklarından elde edilen baharat, odunumsu, siyah renkli ve güzel kokuludur. Acımsı ve ekşi bir tada sahiptir. Hindistan’da yemeklerde çokça kullanılır. Avrupa’da daha çok turşu ve reçellere çeşni katmak amacıyla, bazen de tatlılarda kullanılır.
Tarihçesi
Milattan Önce 3. yüzyılda Çin imparatorları ve aristokrasisi, bütün ziyaretçilerine ağız kokuları için karanfil ikram etmeden görüşmezlerdi. Eski Romalılar’da karanfili baharat olarak kullanıyorlardı. Romalı Plinus’un, “Bir yıl geçmiyor ki, Hindistan, Roma İmparatorluğunu 50 milyon sesterce kurutuyor” sözünü İlk ve Ortaçağ Batı Uygarlıklarında karanfilin yüksek fiyatına kanıt olarak gösterebiliriz. 17. ve 18. yüzıl İngiltere’sinde karanfil, yüksek fiyatı sebebiyle altın ile eşdeğerdi. (Sesterce,eski Roma’nın madeni parasıdır. Roma Cumhuriyeti döneminde küçük gümüş madeni para iken; Roma imparatorluğu döneminde büyük bronz madeni para şeklini almıştır.) 15. yüzyıldan itibaren karanfil, Avrupa’da yeniden tanındı. Hollandalılar, karanfil ticaretinde kartel oluşturarak, hayli zenginleştiler.Amsterdam ve Rotterdam hala büyük karanfil pazarlarından sayılmaktadır.
Kalitesini öğrenmek
Yüzdürme testi, karanfilin kalitesini öğrenmek için kolay bir yoldur. Kaliteli karanfil suya atılınca ya dibe iner ya da suda dikey şekilde asılı kalır. Adi karanfil ise, su üzerinde yatay bir biçimde yüzer.
Kullanımı
Karanfil, öğütülerek baharat olarak kullanılmakla birlikte, ağızda bir süre tutularak kullanılabilir. Çiğnendiğinde nefesi taze ve temiz tutar. Karanfil, güzel kokusu sebebiyle ağız kokusuna karşı kullanılır. İçrdiği “Eugenol” maddesinin etkisi ile hafif ve orta şiddette diş ve dişeti ağrılarına karşı lokal uyuşturucu olarak kullanım alanı bulunur. Anti bakteriyel etkisi vardır.
Kınanın saçlara güzellik ve sağlık kattığını bir çok kaynaktan okuduktan sonra nihayet denemeye karar verdim:
Kendi saçlarım, siyaha yakın, çok koyu ketane rengindedir.
Elde etmek istediğim renk – bitter çikolata rengi.
*
İlk deneme:
Saçlara Kına Yakmak İçin Lazım Olan Malzemeler
- 7-8 yemek kaşığı (tepeleme) Kına
- 2,5 yemek kaşığı kavrulmuş Türk Kahvesi
- 2,5 – 3 su bardağı Su
- yarım su badağı ılık Kefir
- 1 yemek kaşığı Susam yağı
- 1 yemek kaşığı Ceviz yağı
- 1 çay kaşığı (tepeleme) Karanfil tozu
- 5 damla Biberiye yağı
Sonuç: Yaptığım karışım olukça akıcı oldu. Saçlara “bulanması” çok kolaydı. Ancak akıcı olmasının kötü bir tarafı da saçlarımdan akıyor olmasıydı. Bu da, kınayı saçlarımdan arzu ettiğimden çok daha çabuk yıkamamı zorunda bıraktı; en az 2 saat bekletmeyi düşünürken, sürdükten 20- 30 dk. sonra saçlarımı önce kınadan arındırdırdım, sonra da şampuanla yıkadım, iyice temizlensin diye. Ve tüm bunlara rağmen ortaya çıkan sonuçtan çok memnun kaldım! Saçlarım harika parlıyor, hacimli ve fönlümüş gibi duruyor, ve tabiki en önemlisi – renk; rengi tam istediğim gibi olmuş… bitter çikolata rengi! Bu kadar kısa sürede değil bitter çikolata rengi, herhangi bir değişikliği bile beklemiyordum halbuki. Kınayı 1-2 ay arayla uygulamaya devam edeceğim.
önce…
sonra…
Saçlarıma kına uyguladığımdan beri 2 hafta geçti. Kınayı usulüne göre yapmadığım için olsa gerek, o çok beğendiğim “bitter çikolata” rengi neredeyse hiç kalmadı. Bakalım ikinci uygulamadan sonra saçlarım nasıl olacak …
*
11.02.2011
İkinci deneme:
Saça Kına Yakmak İçin Gereken Malzemeler Nelerdir
- 5-6 yemek kaşığı (tepeleme) Kına
- 2 yemek kaşığı kavrulmuş Türk Kahvesi
- 1,5 su bardağı Su
- yarım su badağı ılık Kefir
- 1 yemek kaşığı Badem yağı
- 1 yemek kaşığı Ceviz yağı
- 1 çay kaşığı Karanfil tozu
- 2 tutam Soğan kabuğu
- 1 tutam kuru Isırgan otu
- 1 adet Yumurta sarısı
Sonuç: bu sefer hazırladığım kına karışımının kıvamını iyi tutturdum, yumuşak bir macun gibi oldu. Saçlarıma çok raha bir şekilde uyguladım, ardından streç ve havlu ile sardım. 1,5 saat bekletip yıkadım, ama şampuansız! Sadece ılık su ile yıkadım ve sonunda sirkeli suyla duruladım. Kuruduktan sonra saçlarım gayet iyi duruyor; yumuşak, havalı ve parlak. Rengi de sanırım yine istediğim gibi oldu, yani şimdilik öyle görünüyor. Asıl renk tonu 2-3 gün sonra belli olacak. Kına oksijenle temas ettiğinde kınanın rengi daha belirgin oluyor çünkü.
1ci denemeden sonraki renk tonu:
(ilk uygulamadan bir ay sonra)
2ci denemeden sonraki renk tonu:
(14.02.2011 – kınayı yaptığım gün saçlarımı şampuamla yıkamadım, sadece bol su ile duruladım. Şampuanı iki gün bekledikten sonra kullandım. Ortaya çıkan sonuçu aşağıda görebilirsiniz..)
Saçımı kına ile boyasam mı
Bu soruya verilecek cevap aslında herkesin kendi kararına kalmış olacaktır. Biz sizlere kına ile saç boyamanın getirisi ve özelliklerinden bahsedelim, bundan sonrası size kalmış.
Kına aslında doğal bir boya. Hani kuaförlere gidip doğal boyalarla boyayın dediğimizde doğal boya ile boyuyorlar ve doğal boya ile boyadıkları içindir ki normal boyama ücretinin iki katını istiyorlar ya… işte onun gibi. Üstelik te içerisinde hiçbir kimyasal taşımayan gerçek anlamda doğal bir saç boyası.
Şimdi kınanın faydalarına önce bir göz atalım;
Doğaldır. Kına ağacının yapraklarından elde edilmiştir. Hamile bayanlar boya Zaralı olduğu için kınayı kullanabilirler.
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi herhangi bir kimyasal içermediğinden saçların zarar görme riski yok.
Saça koyu kızıl tonlarında renkler veriyor sadece. Kahve gibi kızıl gibi ..
Ufak moleküllerde olduğu için saç telinin içine nüfuz eder ve saça aynı zamanda dolgunluk kazandırır.
Kınayı uygularken kınanın içerisine katabileceğiniz yumurta, zeytinyağı gibi besleyicilerle saçınıza aynı zamanda çok iyi bir bakım yapma olanağı elde edersiniz.
Özellikle uzun yıllar kına kullandıktan sonra kınanın oluşturduğu güzel renk tonunu boyalarda bulmak zordur.
Saç dökülmesinin önüne geçer.
Sağlıklı ve ışıltılı saçların oluşmasını sağlar.
Peki kınanın zararı yok mudur;
Zarar demek doğru değilse de kınanın da bazı dezavantajları var tabii ki. Bunları şöyle sıralayabiliriz;
Kınanın tam rengini vermesi için saçınızda çok uzun süre tutmanız gerekir. Yani pratik değildir. Bütün gün kafanıza bir ağırlık olur. Bu şekilde maskeyle günü geçirirsiniz.
Diğer boyalara oranla zahmetlidir. Uğraştırır. Kendiniz dışında bir kuaförde yaptırma şansını genellikle bulamazsınız. Yıkaması biraz zaman alır.
Renk seçiminiz tektir. Kızıl ve kızılın tonları. Bunun dışında bir renk seçimi yoktur.
Eğer kına uygulamasından vazgeçmek ve boyamak isterseniz boyaya dönmek kolay değildir. Zamanla istediğiniz rengi oluşturmak için beklemeniz gerekir.
Kınalı saçı boyamak veya açmak olmaz genelde. En az bir 6 ay falan beklemek gerek.
Boya kınayı sevmez.
**
Benim saçlarım yıllardır boyandığından epey bir yıpranmıştı. Bir değşiklik yapmak istedim bu kesinlikle boya olmamalıydı. Kınayı denedim , doğal bir renk aldı saçımı koyu kestane oldu saçım , kendim yaptım 2 su bardağı toz kınaya birazcık su ekledim ve karıştırdım saçıma sürdüm , saçımda yaklaşık 7 saat durdu , saçlarım daha parlak ve yumuşak oldu aslında daha da güzel olması gerekirdi ama benim saçım saç olmaktan çıktığı için kına ne yapsın bu kadar olu işte , saçlarımda yılların verdiği bir yıpranmışlık vardı olsun bundan sonra boyatmayacağım. ŞÖYLE Kİ KINADAN SONRA SAÇIMIN DOĞAL OLAN DİPLERİ YANİ BOYASIZ KISMI PASPARLAK VE YUMUŞACIK KEN BOYALI KISIMLARI DAHA SERT DURDU.Bu renk tenime gidiyor çünkü ha bu arada elleriniz biraz sararıyor eldiven takabilirsiniz bir de kokusu var koku 3- 4 günde gidiyor bazıları sevmez bazıları da sever beni rahatsız etmedi açıkçası …
Saçına doğal kına yakan kişilerin saç rengi görünümleri bu fotoğraflardakine benzer tonlardadır. Tabi kına doğal olduğu için daha yumuşak ve parlak olması da en büyük özelliğidir.
Kına uygulaması ile elde edilebilecek Kızıl Saç renk tonları
Makyaj yapmak kadınlar için oldukça zaman alan ve uğraştırıcı bir iş olsa da çoğu zaman bu makyajı temizlemek ve yüzü doğal görünümüne kavuşturmak daha da yorucu bir iştir. Fakat artık tüm makyaj ve yüz temizleme işini tek bir adımda yapmak isteyenlere en iyi makyaj ve yüz temizleyicisi ürünü tavsiye ediyoruz.
Gün sonunda cildi temizlemek, makyaj kalıntısı, kir ve yağdan arındırmak büyük önem taşır. Cilt hücreleri geceleri uykumuzda yenilenir. Cildin gün sonunda temizlenmediği durumda kirliliğin cilde zararlı etkileri kaçınılmazdır. Cilt matlaşır, canlılığını kaybeder, gözeneklerde kir, yağ ve makyaj birikerek gözenekleri tıkar, sonuçta siyah nokta ve sivilce gibi cilt problemleri görünmeye başlar. Cildimizi temizlemek, kirden, makyaj kalıntısından, dış çevrenin zararlı etkilerinden aşırı yağdan ve ölü hücrelerden arınmasını sağlar. Cilt daha sağlıklı, sıkılaşmış ve canlı bir görünüme kavuşur.
Makyaj temizliğine öncelikle göz makyajının temizliği ile başlanması tavsiye edilir. Çünkü rimelin gözden temizlenmesi genelde zor bir işlemdir. Yüz ve göz makyaj temizliği için özel olarak formüle edilmiş bir ürünün kullanımı doğrudur.
Neutrogena®Tek adımda makyaj ve yüz temizleyicisi ipeksi ve hafif formülü ile yüzünüzdeki tüm makyajı, suya dayanıklı göz makyajını bile zorlanmadan temizler. Cildi kir ve yağdan arındırır. Cildinize ferah ve temiz bir his kazandırır.
• Suya dayanıklı göz makyajı,likit ve kompakt fondöten, allık, göz kalemi ve ruj gibi birçok makyaj çeşidini tahrişe yol açmadan temizler.
• Gözenekleri tıkayabilecek tüm kalıntılardan cildi arındırır, yağlı bir his bırakmaz.
• Hassas göz çevresi ve lens kullananlar için uygundur .
Arbutin cilt lekelerine karşı kesin çözüm, japonya bitkisel arbutin nedir ne işe yarar yararları nelerdir, arbutin maddesinin içindekiler nelerdir, arbutin sağlıklımıdır zararlımıdır, pürüzsüz ciltler için arbutinin faydaları, cilt lekelerini yok etmek için arbutin nasıl kullanılır:
Japonlar cilt lekeleri için %40 etkili bir madde; arbutini keşfetti Japonların beyaz ten tercihi cilt lekelerine çözüm buldu Beyaz ve pürüzsüz cildi sosyal statü simgesi olarak gören ve bu uğurda yaptıkları buluşlarla dünya kozmetik sektörüne yön veren Japonlar, üniversitelerinde cilt lekeleri üzerine bir araştırma yaptılar.
Araştırma dahilinde birçok bitkiyi inceleyen bilim adamları, sonuç olarak “bitkisel arbutin”in cilt lekeleri üzerinde %40’a varan oranlarda daha etkili olduğunu saptadı. Araştırmalarını Kobe Üniversitesi, Osaka Prefecture Üniversitesi ve Biokimyasal Araştırmalar Laboratuarında yürüten Japonlar, tüm dünyaya bitkisel arbutinin cilt lekelerinin tedavisinde etkili ve güvenli bir madde olduğunu gösterdi. Medikal Estetik Uzmanları Dr. Nihat Dik ve Dr. Nazan Karakuş bitkisel arbutin konusundaki bilinmeyenleri anlattılar; Cilt lekeleri gideren bu son keşif ile ilgili Dr. Nihat Dik’in açıklamaları şöyle;
Bitkisel arbutin nedir?
Bitkilsel arbutin deri hücrelerinin kalbinde ” yeni bir hayat ” anlamında rol oynayan güçlü ve özel bileşimdir, doğal bitkilerden elde edilir.
Bitkisel leke giderici olarak da tanımlanan bitkisel arbutin, biolojik teknoloji ile kozmetikte ciltte renk açma özelliği en etkin maddedir. Cildin vazgeçilmez fonksiyonlarının optimum gelişimi için enerjinin (ATP) arttırılmasını destekler ve hücreler arası iletişim ağının doğru olarak yeniden kurulmasına yardımcı olur. Cilt lekelerinin gözle görülür şekilde azalmasında en önemli etkendir. Bitkisel arbutin neden elde ediliyor? Bitkisel arbutin ayı üzümünde yüksek oranda bulunur. Ayrıca buğday, armut kabuğu ve koca yemiş yapraklarında ve düşük miktarlarda da olsa kızılcık ve yaban mersini yapraklarında vardır.
Cilde nasıl etki ediyor?
Bitkisel arbutin ciltteki fazla melanini renksiz maddeyle değiştirir ve yine bazı enzimlerle birleşip fazla tyrosin oksidasyonunu engeller. Yani güneş sebebi ile ciltte oluşan hasarı ve cilt yaralanmalarını (sivilce, leke vb), sonra epidermiste (üstderi) cilde rengini veren melanin miktarının artmasına bağlı oluşan cilt lekelerinin ilerlemesine engel olur.
Bu konuda yapılmış araştırmalar var mı?
Güneşli havada şemsiyesiz Japon göremezsiniz Dr. Ashok K. Chakraborty, Doç Dr. MARİ KOMOTO, Dr. Yoko Funasaka’nın Kobe Üniversitesi’nde yaptıkları araştırmada bitkisel Arbutin’in cilt lekelerini oluşturan melanin sentezini 5 günde %20 azalttığını buldu. Ayrıca yine Japonya’da gen klonlama ve beslenme üzerine uzman olan Ezaki Glico Biokimyasal araştırmalar Laboratuarı ve Osaka Prefecture Üniversitesi Tarım ve Biyolojik Bilimler Enstitüsü, Uygulamalı Moleküler Biyoloji ve Uygulamalı Biyokimya Laboratuvarlarında yapılan bir araştırmaya göre de melanin sentezinin kontrol modele göre bitkisel arbutin ile %40 azaldığını saptadılar. Japonlar sadece elektronik değil, kozmetik alanında da uzmanlar.
Dikkat edin güneşte şemsiyesiz gezen Japon neredeyse göremezsiniz. Beyaz ve bakımlı cilt onlarda sosyal statüyü temsil ettiği için çok önemsiyorlar kozmetik bilimini. Bitkisel arbutin, bitkisel plasentalı bir kombinasyonda daha da etkili oluyor. Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nazan Karakuş ise beyaz ten tercihleri nedeniyle Japonya’ın cilt lekeleri konusuna önem veren ülkelerin başında geldiğini ve bu nedenle Japonlar’ın yaptıkları bitkisel arbutin araştırmasının önemli sonuçlar içerdiğini ifade etti. İşleyişini ayrıntılı açıklar mısınız? Tüm leke giderici ürünler, melanin üretiminde temel yapı olan tirozinaz enzimini baskılamayı hedefler.
Bitkisel arbutin ise bu enziminin sentezini ve aktifleşmesini engeller. Bitkisel arbutin’in ciltteki lekeleri iyileştirme aşamalarını anlatır mısınız? Ne kadar sürede etki ediyor?
Cilt hücreleri 28 günde bir değişim ve yenilenme döngüsü geçirir. Tüm cilt bakım ürünlerinin etkileri 1 ay sonra dikkat çeker. Maksimum etkinlik ikinci ay görülür. Bitkisel arbutin cildin bu yenilenme sürecinde melanin üretiminde görev alan tirozinaz enzimini baskılayarak yeni gelen cildin daha lekesiz ve aydınlık olmasını sağlar. Japonlar ve Avrupalılar cilt beyazlığını asalet ve sağlık simgesi olarak görüyorlar.
Peki bizde durum nedir?
Tüm dünyaya beyaz ten modasının gelmesinin zamanıdır Cilt lekeleri ile ilgili çözümlere en çok yönelen ülkelerin başında Japonlar geliyor. Güzellik anlayışlarının temelinde beyazlık yatan ve güneş lekelerinin beyaz tenlerini lekelendirmesine karşı olan Japonlar, en fazla leke giderici krem ve maske kullanan ülkeler arasında. Güneşten korunmaya özen gösteren Japonlar bir yandan da istenmeyen lekelere karşı tedbiri elden bırakmıyorlar. Onlar için leke giderici kremlerin kullanımında hep bir artış söz konusudur. Avrupa ülkelerinde bronzluktan da vazgeçmedikleri için leke gidericili güneş kremlerinin kullanım oranı yüksek.
Amerika’da ise özellikle kış aylarında yazın oluşan lekelerin tedavi zamanı denilerek leke giderici antiaging kremler, maske ve serumlar tercih ediliyor. Bizdeki durum ise aynı Amerikalılar gibi bronzluktan vazgeçemiyoruz. Ancak gidişat öyle gösteriyor ki ozon tabakasının giderek incelmesi nedeniyle de tüm dünyaya beyaz ten modasının gelmesinin zamanıdır.
Peki cilt lekesi oluşmaması için ne yapmak gerekir?
Yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da güneşin ultraviyole ışınları, ciltte melanin oluşumunu tetikleyebildiğinden her mevsim güneş koruyucu krem kullanmak cilt lekelerinin oluşumunu ve ilerlemesini engeller. Ayrıca cilt bakım ürünlerinin seçiminde bitkisel leke giderici (bitkisel arbutin, soya fasulyesi, meyan kökü ve yeşil çay) içermesine önem verilmelidir.
Susam yağı saça nasıl uygulanır, saç için susam yağı nasıl kullanılır, susam yağını saçlara nasıl sürmeliyiz, susam yağı saç uzatırmı, nasıl yıkamalıyız, susam yağının saçlara uygulanışı ve kullanılışı, susam yağıyla saç yıkamanın faydaları
Susam yağı saç bakımında badem, fındık ve çam terebentin yağları ile birlikte kullanılabilir.
Saça masaj şeklinde uygulamak uygundur.
Soyulmuş yarım avokadoyu iyice ezin. İçine 2 adet bıldırcın yumurtası, bir çorba kaşığı susamyağı koyup karıştırın ve saç diplerinize sürün. Streç filmle sarıp 2 saat bekletin. Ardından saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın. Bu kürü haftada bir tekrarlayın.
Uyarılar:
Dahili olarak 10 yaşından küçük çocuklarda kullanılmamalıdır. Banyo sırasındaki kullanımlarda banyo zemini kayganlaştırıcı özelliğine dikkat edilmelidir.
Trend Micro, kablosuz ağları korumak için üç önerisini açıkladı. Öneriler şöyle: 1. İlk olarak, kablosuz yönlendiriciye (pek çok ev ve işyerlerinde bu görevi ADSL modemler üstleniyor) giriş yapın ya da cihaza erişerek, standart olarak gelen yönetici ismi ve şifresini değiştirin. Yönetici ayarlarını asla yönlendiricinizin size ilk geldiği haldeki gibi bırakma […]
-İnternete bağlanırken kablosuz modem kullanıyorsa mutlaka şifrelemeli. -Lisanslı işletim sistemi ve güncel virüs programı kullanmalı. -Üyelik isteyen sitelerde kimlik numarası veya anne kızlık soyadı gibi kişisel bilgiler paylaşılmamalı. -Şifreler tahmini zor olanlardan seçilmeli. Şifreler sık sık değiştirmeli. -Alış-veriş yaparken güvenilirliği tescillenmi […]
Türk Telekom satış gelirlerini 2011 yılında % 10 artırdı. Satış gelirleri 11,9 milyar TL’ye yükselirken, Şirketin Faaliyet karı da % 5 artış gösterdi. Bilançodaki yüksek yabancı para açık pozisyonu nedeni ile gerçekleşen yüksek kur farkı gideri ise 2011 yılında net karın % 18 düşmesine neden oldu. 2011 yılında Türk Telekom 729 milyon TL net kur […]
Cisco’nun yeni modemi X3000, Kablonet ve ADSL desteği ile fark yaratıyor. Gigabit Ethernet ve 802.11n standartlarını destekleyen bu ürünü… Cisco’nun yeni modemi X3000, Kablonet ve ADSL desteği ile fark yaratıyor. Gigabit Ethernet ve 802.11n standartlarını destekleyen bu ürünü, sahip olduğu USB bağlantısı sayesinde USB bellek ve harici diskler bağlanabiliyor. […]
ADSL modemlerin internet sağlayan firmalar tarafından verilmesinden sonra modemler biraz önemini yitirdi gibi. Az çok, çoğu modem aynı işi yapıyor. Özellikle kablolu bağlanan bir kullanıcıysanız, modemin o kadar da bir önemi yok. kaynak : http://shiftdelete.net/fritz-box-7390-modem-video-inceleme-35081.html NAS sunucu olarak kullanılabilen 7390, telefon sant […]
Kanafani, Avea’nın 2011 yılı finansal sonuçlarına ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Avea’nın Grup içindeki önemine işaret etti. Türk Telekom Grubu’nun gelir artışının yüzde 40′ının Avea’dan geldiğini, bunun Grubun gelir akışlarının da ne şekilde değiştiğini gösterdiğini belirten Kanafani, geniş bant, mobil ve ADSL’den daha fazla gelir […]
Microsoft’un Vista’ya 2017′ye kadar “uzatılmış destek” sunacağı söylentileri sonunda resmiyete kavuştu. Daha öncelerde Windows Vista’nın tüketici sürümleri için son destek tarihinin 2012 Nisan olacağı açıklanmıştı. Şimdi bu tarih “uzatılmış destek” ile 2017 Nisan’ına ertelendi. Tabi uzatılmış desteğin, temel destekten farkları var. Temel destek için son tari […]
Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı, Türkiye’nin 32 milyon internet kullanıcısı ile dünyada 6, Avrupa’da ise 3.sırada yer aldığını, buna karşın kullanımdaki önderliğin üretime yönlendirilemediğini belirterek, “Dünya bilişim”… Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı, Türkiye’nin 32 milyon internet kullanıcısı ile dünyada 6, […]
Geçtiğimiz hafta Google’ın Apple Safari web tarayıcısında kullanıcıları izlemeye yönelik bir kod kullanmasının ortaya çıkmasının ardından Microsoft, Google’a yüklenmişti. Google ise yanlış anlaşıldığını söylemiş ve kodu devre dışı bırakmıştı. Ancak Microsoft, IE blog’unda yayınladığı bir yazıda Google’a tekrar, ancak bu sefer daha güçlü bir şekilde yüklendi. […]
Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Grup Başkanlığı’nın koordinesinde “e-ETÜT Projesi”ni uygulamaya koydu. Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Grup Başkanlığı’nın koordinesinde “e-ETÜT Projesi”ni uygulamaya koydu. Konuyla ilgili açıklama yapan Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Cora, velile […]