Güzellik

En Güzel Makyaj Nasıl Yapılır, Makyaj yapmayı öğrenin!

  En Güzel Makyaj Nasıl Yapılır, Makyaj yapmayı öğrenin!

Tüm kadınlar güzeldir lafı doğrudur fakat bu laf en güzel ve en uygun makyajı yapmayı bilen kadınlar için geçerlidir. Oysa ülkemizdeki kadınlar aslında çok güzel ve çekici bayanlar olmayı başarabilecekken, tamamen doğru makyajın nasıl yapıldığını bilmedikleri için mağdur oluyorlar. Bu sayfada sizlere kendiniz için en iyi makyajı nasıl yapabileceğinizi anlatacağım.

 

Makyaj yapmak sanat gibi bişey her kadın makyaj yapabilir ama işin ehli uzmanların görüşlerinide alalım bu sayfamızda makyaj derslerine yer vericez.Makyaj yaparken nelere dikkat edilmeli, ne nasıl ugulanmalı? Aradığınız tüm sorularınızın cevabları burada.

Rujunuzun kalıcılığını nasıl arttırabilirsiniz?
Dudaklarınızı pudralayarak işe başlayın. Daha sonra rujunuzla aynı tonlarda bir dudak kalemiyle dudak çevrenizi hafifçe belirginleştirin. Çizgiyi daima dudak dışından başlayıp ortaya doğru çizin. Dudak çevrenizi düzgünce belirledikten sonra, aynı dudak kalemiyle dudaklarınızın tamamını doldurun.

Çizgi karşıtı bakımlara başlamanın ideal yaşı kaçtır?
25 yaşından itibaren sonbahar ve/veya ilkbahar başlangıçlarında olmak üzere, yılda 1 ve/veya 2 kez çizgi karşıtı (anti-rides) bakımlar uygulamak ileriki yıllar açısından son derece faydalıdır.

Ne renk rimel sürmelisiniz?
Bu seçim aslında makyajınızda arzu ettiğiniz sonuca göre değişir. Genellikle göz rengi temel alınsa da, bu tamamen elde etmek istediğiniz makyaj tarzına bağlıdır.

Göz renginize göre göz makyajı nasıl yapılır?
Gözleriniz yeşilse, yeşil veya lal kırmızısı bir rimel
Gözleriniz mavi veya griyse, mavi veya kahverengi bir rimel,
Gözleriniz kahverengiyse, mavi, yeşil veya kahverengi bir rimel tercih edin.

Göz çevresi neden özel bir bakım gerektiriyor?
Aynanın karşısına geçin ve gözlerinize dikkatle bakın. Ne görüyorsunuz? İncecik, ipek gibi göz kapakları, değil mi? Göz çevresindeki deri yüzün diğer bölgelerindeki deriden 10 kat daha incedir ve kan damarlarıyla daha az beslenir. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi en çok mimik yaptığımız bölgedir: gülerken, ağlarken, konuşurken… Sonuç: göz çevresi yüzde çizgilenmelerin başladığı ilk bölgedir. Bu nedenle özel bakıma gerçekten ihtiyacı vardır.

Hangi allık, nasıl uygulanmalı gelin hep birlikte öğrenelim sevgili bayanlar.
Toz allık

Normal, yağlı ve karma ciltler için uygundur. Yapısı nedeniyle hatlarını belirginleştirir. Allığı uygularken dikkat edilmesi gereken, iyi bir fırça seçimidir. Bunun için orta büyüklükte, yumuşak bir fırça tercih etmelisin. Allık uygulamadan önce yüzünü temizle, nemlendiricini sür ve birkaç dakika bekle. Fırçanı dairesel hareketlerle allık üzerinde gezdir. Aynaya bakarak gülümse ve ilk önce elmacık kemikleri üzerine küçük hareketlerle fırçayı dokundurarak rengi belirginleştir. Sonra şakaklara doğru tek yönde hareketle (ileri geri değil) allığı yay.

Krem allık

Normal ve kuru ciltler için çok uygundur. Birçok renk seçeneği vardır, ama bu renkler cildin doğal rengini kapatacak kadar yoğun değildir. Yumuşak yapısı nedeniyle ciltle o kadar bütünleşir ki, doğal ten rengiymiş gibi durur. Kullanmadan önce cildini nemlendirirsen daha iyi yayılmasını sağlarsın. Uygulama için nemlendiricini sür, 5 dakika bekle. Sonra işaret parmağınla yanaklarının üzerine allığından üç nokta koy ve bu noktaları yukarı-dışarı doğru hareketlerle yay.

Likit allık
Diğer allıklara göre daha mat ve doğal bir görünüm kazandırır. Çok kalıcıdır. Yağlı, karma ve normal cilt tipleri için idealdir. Likit allığın iyi görünmesi için kolayca sürülmesi gerekir. Bu yüzden nemlendirme çok önemlidir. Cilt hemen emeceği için dikkatli uygulanması gerekir. Birçok likit allık, kolay uygulama için rollon şeklindedir. Sürerken gülümseyerek aynaya bak, allığı yanaklarının tam ortasına uygula ve parmağınla şakaklara doğru hızla yay.

Jel allık
Daha canlı ve freş bir görünüm için tercih edilebilir. Sadece yanaklara değil dudaklara da rahatlıkla kullanılabilir. Jel allığın güzel görünmesi için, cildin yumuşak ve pürüzsüz olmalı. Bu yüzden peelingle cildi ölü hücrelerden arındırman gerekir. Cildinde kuruluk hissediyorsan nemlendir. Beş dakika sonra allığı uygula. Soft bir görünüm için, parmağına az bir miktar nemlendirici al ve azıcık jel allıkla karıştırıp yanakların tam ortasına uygula. fiakaklara doğru dairesel hareketlerle yay.

Devamını okumak için tıklayınız »

Diyet ve Zayıflama Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

  Diyet ve Zayıflama Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

Yapılan son araştırmalar ve deneyler gösterdi ki şimdiye kadar uygulanan zayıflama yöntemleri ve diyet kuralları işe yaramıyor ve ciddi hatalar içeriyor. Peki zayıflamak için bilinenlerin hangisi doğru, hangisi yanlış.

Şişmanlık neden bu kadar sık görülmeye başlandı? Neden her geçen gün insanoğlu daha fazla genişliyor? Şişmanladıkça bir çok metabolik ve yapısal hastalık; başta şeker, tansiyon, kalp, kanserler, eklem hastalıkları, damar hastalıkları ortaya çıkıyor. Şu anda bilim dünyası acaba nerede hatalar yapılıyor diye araştırmalar yapıyor.

Habertürk’ün haberine göre; İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya değişen diyet kurallarını şu şekilde anlattı:

ESKİ DİYET KURALI: KALORİLERİ SAY
YENİ DİYET KURALI: PROTEİN, YAĞ VE KARBONHİDRATI SAY
Eskiden yiyeceklerin enerji değeri bilinirse ve ona göre kişi günlük alması gereken kaloriyi hesaplayarak yerse, zayıflamak çok kolay diye düşünülüyordu. Bu konu insanları önce çok mutlu etti. Çünkü şöyle düşünüldü, örneğin, günde 1200 kalori alırsam zayıflarım ve ben fındığı çok seviyorum, o zaman insanlar 1200 kaloriye tekabul edecek fındığı hesapladılar ve başka hiçbir şey yemeden sadece fındık yiyerek kilo verdiler. Bir başkası baklavayı çok seviyordu sadece baklavanın kalorisini hesaplayarak baklava yedi ve kilo verdi. Ancak bu tür beslenme her ne kadar kilo verdiyordu ise de bir müddet sonra tek yönlü beslenmeye bağlı beslenme yetersizlikleri ortaya çıkmaya başladı. İnsanlar saçlarının döküldüğünden, tırnaklarının kırıldığından, kalp çarpıntılarından yakınmaya başladılar.

Günümüzde tek yönlü beslenme asla önerilmiyor. İnsan vücudunun bütün besin gruplarına ihtiyacı olduğu biliniyor. Bu nedenle karbonhidrat, protein ve yağ besin gurupları hastaya öğretilerek günlük metabolizmasına göre ne kadar yiyeceği planlanıyor. Hasta bütün besin guruplarını yediği için vücutta herhangi bir hastalığa neden olmuyor.

ESKİ DİYET KURALI: TATLANDIRICILAR KİLO VERMEYE YARDIMCIDIR
YENİ DİYET KURALI: TATLANDIRICI İÇEREN YİYECEK VE İÇECEKLER KİLO ALMAYA NEDEN OLABİLİYOR
Soframızda kullandığımız şekerin ne kadar yüksek kalorisi olduğunu öğrendiğimizde, gözlerimiz fal taşı gibi açıldı ve günümüzde şişmanlığın bu kadar yaygınlaşmasının en büyük nedeni olarak bu şekeri gördük. Ama şeker hayatımızda o kadar büyük bir yer açmıştı ki kendine, ondan vazgeçebilmek mümkün değildi. O zaman denildi ki, biz bu şekerden vazgeçelim ama şeker yerine tadı şeker gibi olan ama kalorisi yani enerji değeri hiç olmayan bir yiyecek olsun, böyle bir yiyecek bulalım dendi ve bu konuda yapılan araştırmalarla birlikte tatlandırıcılar geliştirildi. Evet tadı şekere benziyordu ve enerji değeri nerede ise sıfırdı. Böylelikle tatlandırıcılar yaşamımıza girdi. Çocuk şuruplarından tutunda, keklerin, kurabiyelerin, birçok içeceğin içine girdi. Tatlandırıcı ile yapılmış bu tür yiyecek ve içecekler yıllarca rejim listelerinin baş tacı oldu.

Ancak son yıllarda yapılan bazı araştırmalarda bu tatlandırıcıları çok fazla kullanmanın başta mesane tümörü olmak üzere birçok kanser şeklini artırdığı gösterildi. Yıllardır kilo vermeye katkısının çok fazla olduğu söylenilen bu tatlandırıcıların tam aksine kilo almaya neden olabileceği ile ilgili de bazı araştırma sonuçları yakınlarda yayınlandı. Tatlandırıcıların bağırsaklardaki glikoz sensörlerini uyardığı ve vücuda giren şekerin daha fazla depo edilmesine neden olduğu düşünülüyor. Ayrıca tatlandırıcılar daha çabuk acıkmaya ve bir sonraki öğünde daha fazla yeme ihtiyacına neden olabiliyor.

ESKİ DİYET KURALI: DİYETTE EKMEK YEMEYİN
YENİ DİYET KURALI: EKMEK EN İYİ TEMEL BESİN MADDELERİNDEN BİRİDİR
Yıllardan beri birçok insan rejime başladığında, ilk yaptıkları şey ekmeği kesmek oluyordu. Yemeğin yanında ekmek yenmediğinde, vücut enerji kaynağı olarak daha çok ekmeğin içindeki glikozu kullandığı için ve bu eksik alındığı için karbonhidrat eksikliğini kişi, aşerme tarzında diğer karbonhidrat oranı yüksek yiyeceklere karşı, karşı koyulamaz bir yeme atağı geçirebiliyordu. Öreğin diyete başlıyordu hiç ekmek yemiyordu. Diyetin 5. gün kendisini 1 tencere makarna veya 1 kilo baklava yerken bulabiliyordu. Bir kez böyle bir yeme atağı geçirdiği zaman işin ucunu bırakıyordu ve iki kat geri kilo alıyordu.

Artık en temel besin maddemiz olan ekmekten korkmuyoruz. Özellikle pilav, makarna, börek, tatlılar gibi yiyecekler yerine ana yemeğin yanına alınan bir-iki dilim ekmek hem kişiyi daha çok doyuruyor hem de vücudun temel yakıtından mahrum kalınmadığı için sonrasında yaşanılan yeme atakları daha az görülüyor. Ekmek pilav ve makarna ile kıyasladığında yağ içermediği için daha düşük bir kaloriye sahip. Ekmek yerken porsiyon kontrolü yapmak daha kolay ve ekmek kişiyi daha uzun süre tok tutuyor.

ESKİ DİYET KURALI: 6 ÖĞÜN YEMEK
YENİ DİYET KURALI: ACIKTIĞINDA YEMEK, MÜMKÜNSE GÜNDE 2 ÖĞÜN YEMEK
Az az sık sık yendiğinde, vücuda sürekli şeker girişi olduğu için bu durum pankreastan sürekli insülin salınımına neden oluyor. İnsülin anabolizan yani yağ depolayıcı bir hormondur. İnsülinin bu şekilde yüksek olması kişinin daha çabuk acıkmasına neden oluyor. Yenilen yiyeceğin içindeki şeker daha çabuk yağ dokusuna depolanıyor. Aynı zamanda kişi metabolizmam çalışsın diye sık sık yemem gerekiyor düşüncesinde olduğundan daha o öğünü yerken bir sonraki öğünün hayalini kuruyor ve ister istemez daha çok yemek düşünmeye başlıyor. Bu durumda kişinin iştahı açılıyor ve bir sonraki öğünü daha çok yemeye başlıyor.

Oysa yemek fizyolojik bir ihtiyaçtır. Nasıl ki, uykumuz geldiğinde uyuyoruz, tuvalet ihtiyacımız geldiğinde tuvalete gidiyoruz, üşüdüğümüzde daha kalın giyiniyoruz, yemeyi de acıktığımızda yememiz gerekiyor. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, açlığı çok ertelememek. Eğer açlığımızı çok ertelersek bir sonraki öğünü çok fazla yeriz. Son yapılan araştırmalarda günde iki öğün yemenin insan vücudu için daha uygun olduğu düşünülüyor.

Eski çağlarda elektrik olmadığı için insanın da kendini gün ışığına göre programladığını biliyoruz, sabahın ilk ışıkları ile güne başlanıyordu ve güneş battığında gün bitiyordu. Durum böyle olunca akşam yemeği saatleri uzamıyordu. Vücudun gece ve gündüz hormonları dengeli bir şekilde çalışıyordu. Aynı zamanda hareketlilik de olduğu için o dönemlerde kilo problemi ile karşılaşmıyorduk. O dönemlerde sabah yemekleri saat 9-10 gibi akşam yemekleri de 16-18 arasında yeniyordu. Günümüzde ise uzun çalışma saatleri nedeni ile bu yeme düzenini oturtamaz isek, günde en fazla dört öğünle kendimizi sınırlamamız gerekiyor. Özellikle de ikindi ve akşam yemeğinin yeri de değişebilir. Yani ikindiyi ana öğün gibi yapıp akşam yemeğini ara öğün kıvamında tutabilmek en iyi beslenme biçimi olabilecektir.

ESKİ DİYET KURALI: HAVUÇ, PATATES, MISIR YENMEZ
YENİ DİYET KURALI; ŞEKER ORANI DÜŞÜRÜLEREK HAVUÇ, PATATES, MISIR YENEBİLİR
Eskiden şeker oranı yüksek yiyecekler diyetlerde asla önerilmezdi. Yıllarca insanlar havuca, patatese düşman oldular. Günlük yaşamlarından bu yiyecekleri tamamen çıkardılar. Oysaki vitamin, mineral deposu olan bu yiyeceklerden çok korkmamak gerekiyor. Bir havuç nerede ise bir insanın bir günlük A vitamini ihtiyacını karşılıyor.

Son yıllarda yapılan birçok çalışmada şeker oranı yüksek olan bazı besin gurupları proteinle birlikte tüketildiğinde kişiyi daha tok tutabileceği gösterildi. Patates, havuç, mısır gibi yiyecekler yoğurt veya ayranla birlikte tüketildiğinde kan şekerini çok hızlı yükseltip kişiyi daha çabuk acıktırmıyorlar. O nedenle glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler artık yoğurtla birlikte öneriliyor.

ESKİ DİYET KURALI: AZ YAĞLI YOĞURT, AZ YAĞLI SÜT, AZ YAĞLI PEYNİR YİYİN
YENİ DİYET KURALI: DOĞAL YAĞLARDAN DEĞİL, YAĞ EKLENEREK YAPILMIŞ YİYECEKLERDEN UZAK DURUN
Diyet denince eskiden insanların aklına hemen markete gidilerek her türlü ürünün az yağlı alınması düşünülürdü. İnsanlar özellikle sütü, yoğurdu ve peyniri az yağlı satın alırdı. Kendi hayatlarında bilmeden yedikleri gizli yağı yüksek yiyecekleri farkında olmadan yemeye devam ederlerdi. Örneğin bir alışveriş merkezinde ızgara köfte ile light ayran içen insanlar görürdük. Köfte ızgara olduğu için az yağlı sanılır, halbuki kıymadan yapılan etler köfte, döner gibi her ne kadar ızgara da yapılmış olsalar, içine genelde kuyruk yağı katılarak yapıldığı için yağ oranı çok yüksektir. Pastane poğaçası satın aldığınızda ununa yağ katıldığı için kalorisi çok yüksektir. O nedenle doğal olarak içeriğinde yağ olan süt, yoğurt gibi yiyecekleri light olarak değil, günlük olarak tüketilmesi tavsiye ediliyor. Bununla birlikte insanların kendi elleri ile içine yağ ekledikleri yiyeceklere karşı dikkatli olmaları gerekiyor.

ESKİ DİYET KURALI: ZAYIFLAMAK İÇİN DİYET YAPIN
YENİ ZAYIFLAMA KURALI: ASLA DİYET YAPMAYIN
Eskiden zayıflama denince insanlar mucize diyetlerin peşine düşerlerdi. Özel olarak hazırlanmış diyet listelerine göre yerlerdi. Bu durumda hayatlarını hep ikiye ayırırlardı ya diyet yaparlardı ya da yapmazlardı. Diyet yaptıkları dönemde herkesle birlikte sofraya oturmazlardı. Kendileri için özel yemek yaparlardı. Durum böyle olunca da kısa vadede kilo da verseler normal yeme yapılarına döndüklerinde iki kat geri kilo alırlardı.

Yeni zayıflama yöntemlerine baktığımızda ise artık diyetler önerilmiyor. Öncelikle kişinin kilo almasının nedenleri araştırılıyor ve kişiye ömür boyu sürdürebileceği sağlıklı yeme alışkanlıkları kazandırılıyor. Böylelikle kişinin kalıcı zayıflaması sağlanıyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

En güzel dalgalı saçlar 2012

  En güzel dalgalı saçlar 2012

Dalgalı saçlar her bayana yakışmaz, fakat bazı bayanlarda muhteşem bir görüntü ortaya çıkartır. Eğer size de dalgalı saçın yakışacağını düşünüyorsanız aşağıda paylaşmış olduğum en güzel dalgalı saç modelleri size ilham kaynağı olacaktır.
Güzel bayanların güzel Saçları rüzgârda savruluyor ve ister istemez herkesin dikkatini çekiyor. Saçınızın herkesi büyülemesini istiyorsanız yapmanız gereken çok şey yok. Birkaç basit adımla harika dalgalı saçlara kavuşabilirsiniz.

Merhaba bayanlar 2012 Dalgalı saç modelleri sizi sade ve şirin götericekdir.
Birçok bayanın tarafından sıklıkla tercih edilen dalgalı saç modelleri genellikle kıvırcık saçlar ile karıştırılmakstadır. Dalgalı saçlar, saç hangi uzunlukta olursa olsun güzel görünebilmektedir. Dalgalı saç modelleri ile ilgili birçok çeşit bulunmaktadır ve bu tamamen sizin hayal gücünüzle orantılıdır.bizde sizlere bu sayfamızda 2012 dalgalı saç modellerine örnekler hazırladık.

Dalgalı saçlar için Adımlar
İlk olarak saçlarınızı yıkadıktan sonra havlu yardımıyla kurulayın. Hafif nemli kalmasını sağlayın.
Daha sonra saçlarınızı öne doğru eğin ve hacim veren spreyi sıkın. Biraz da masaj yaparak spreyin dağılmasını sağlayın.
Daha sonra saçı güçlendiren serumu saçınıza uygulayın.
Saçlarınızı tarayın ve şimdi kurutun.
Saçlarınızı tutamlara ayırın ve saç maşasını kullanmadan önce şekil veren spreyi sıkın. Daha sonra maşa yapmaya başlayın.
Saçlarınızın her yerine maşa yaptıysanız toka yardımıyla saçlarınızın üst kısımları tutturun ve maşa işlemini saçınızın en alt kısmından başlayarak yeniden tekrarlayın.
Ellerinizi kullanarak tutamları ayırın ve saçınıza şekil verin.
Son olarak saçınıza deniz tuzu içeren bir sprey sıkın.

Doğal dalgalı saçlar
Kendiliğinden dalgalı saçlara sahipseniz oldukça şanslı olduğunuzu söyleyebiliriz. Çünkü genellikle doğal dalgalara sahip olmayan kadınlar saçlarını dalgalı gösterebilmek uğruna birçok yöntem denemektedir. Doğal dalgalar yumuşak ve canlı görünmenizi sağlar. Böyle bir saç modeli için şekillendirici kremlerden çok az bir miktar kullanabilirsiniz.

Uzun saçlarınız için dalgalar
Uzun saçlı bayanlara dalgalı modellerin oldukça iyi sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz. Uzun saçlara sahip birçok kadın dalgalı modelleri bu nedenle tercih etmektedir. Hoş bir akşam yemeği daveti için saçlarınızı dalgalandırabilir ve tüm dikkatleri üzerinize çekebilirsiniz.


Kısa saçlarınız için dalgalar
Kısa dalgalı saç modellerinden hoşlanan biriyseniz kısa saç kesimi sizin için idealdir. Katlı kesimlerde en az 6 ay süresince dalgalı bir görünüm elde etmek kolaydır. Saçlarınızı her yıkama sonrasında kurulamak yerine kendi kendine kurumasını beklemeniz doğal bir dalgalanma için önemli ve yararlıdır.



Buradaki saç bakım ürünlerini kullanarak muhteşem dalgalara sahip olabilirsiniz bayanlar.
Hacim veren sprey
Güçlendirici sprey
Saç spreyi
Deniz tuzu içeren sprey
Maşa
Saç kurutma makinesi
Saç bandı
Toka
Bu bakım ürünleri dalgalı saçlara sahip olmanız için yeterli sanırım birazda el beceriniz olmalı kolay gelsin

Devamını okumak için tıklayınız »

Zayıflatan İçecekler, Kilo Vermek İçin Düşük Kalorili İçecekler

  Zayıflatan İçecekler, Kilo Vermek İçin Düşük Kalorili İçecekler

Zayıflamak ve kilo vererek güzelleşmek isteyenler için sadece yediklerine dikkat etmek yetmez. Aynı zamanda ne içtiklerine ve hangi sıvıları tükettiklerine de çok dikkat etmelidirler. Burada zayıflatan ve düşük kalorili içeceklerden söz edeceğiz:

Organizma gece boyunca toksin ve artık maddeler üretiyor. Uyku sırasında sıvı kaybı devam ederken, sıvı alımımız duruyor. Bu yüzden uyanır uyanmaz bir bardak su veya bitki çayı içmeye özen gösterin.

Oda ısısında bekletilmiş bir bardak su içmek, böbrek ve bağırsakların işlevini artırarak vücudu toksin ve artıklardan temizliyor. Cilde pürüzsüz bir görünüm kazandırıyor. Bu maddelerin vücuttan atılımını kolaylaştırmak ve vücudun ısı mekanizmasını gün boyunca dengelemek için sabahın erken saatlerinde sıvı almak çok yararlı.

Kahvaltıda bir fincan kahve veya bir fincan siyah çay için.

Kahve ve çay sinir sistemini uyaran maddeler içerir, uykunuzu açar. Bu maddeler hızla enerji verip, zihni açar ve konsantrasyonu artırır.

İçerdiği kafein sayesinde gün ortasına kadar sizi zihinsel olarak formda tutar. Ayrıca metabolizmayı da hızlandırıyor.

Ara öğünde bir bardak taze sebze suyu veya süt için.

Sabahları saat 10.00 ile 11.00 arasında vücudun su rezervi azalıyor, kan şekeri düşüyor, yorgunluk ve konsantrasyon azalması baş gösteriyor. Dolayısıyla, bu aşamada vücudun yeniden şarj edilmesi gerekiyor. Organizmayı tazeleyerek, güçlendirecek ve kan şekerini düzenleyecek bir içecek gerekiyor.

Sebze suları özellikle sıcak havalarda terle kaybedilen vitamin ve mineral tuzlarının geri alımını sağlıyor. Ayrıca sebzelerde bulunan karbonhidrat sayesinde kan şekerini düzenliyor; konsantrasyonu yükseltiyor.

Öğle yemeği saati ayran veya maden suyu için.

Ayran, kalsiyum ihtiyacınızı karşılar. Maden sularında bulunan mineraller gün ortası için iyi bir takviye sağlar, enerji verir.

Ayranın içine taze nane katarak, nanenin ödem söktürücü özelliğinden de faydalanabilirsiniz.

Nane, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzeler, ödem çözücüdür ve ayrana güzel bir lezzet verirler. Ayrıca maden suyuna yarım limon sıkıp, içmek C vitamini almanızı da sağlar.

Yemekten sonra hazmı kolaylaştıran bir içecek seçin.

Yemekten sonra uykunuzu açacak bir çay, hem hazmı kolaylaştırıyor, hem de içeriğindeki tein maddesi nedeniyle genelde bu saatlerde baş gösteren uyku halini engelliyor.

Yemek yedikten sonra şekerleme yapmak yerine, egzersiz yapın.

Yatmadan önce süt için.

Gece yatağa girmeden içeceğiniz süt, kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı oluyor ve salgılanan büyüme hormonuyla birleşip, yıpranan vücudu tamir ediyor.

Yatmadan önce içeceğiniz kefir de aynı görevi görecektir.

Devamını okumak için tıklayınız »

2012 Yeni Makyaj Stilleri, En Güzel Makyaj Trendleri

  2012 Yeni Makyaj Stilleri, En Güzel Makyaj Trendleri

2012 yılında popüler olan bu yeni makyaj stillerini denemenizi öneririz. Ünlü yıldızların kullandıkları bu en güzel makyaj trendleri eminim size de çok yakışacak.

Bu yıl Balmain, Gucci, Mac, Dior ve daha birçok marka makyaja yön verdi.

Renkli eyelinerlar, transparan yüzler, mat rujlar, kedi gözler, şarap rengi dudaklar, buğulu kahverengi gözler öne çıkanlar arasındaydı.

Peki bu makyaj stillerini nasıl tamamlayabiliriz?

.

Bu yıl öne çıkan ‘kedi gözler’i sade bir makyajla tamamlamalısınız.
.
Transparan fondöteni, ten rengi parlak ruju ve kedi gözleriyle Angelina Jolie çok iyi bir örnek.
.
Sezonun diğer bir öne çıkan makyaj şekli de şeftali tonu allıklar…
.
Şeftali allığı, hafif bir göz kalemi ve açık renk parlatıcıyla tamamlamanız harika görünmenizi sağlayacak.
.
Vazgeçilmez siyah eyelinerın yanısıra bu sezon kahverengi eyeliner ve kahverengi farla gölgelendirilmiş gözler çok moda…
.
Kahverengi farı, uçuk pembe bir ruj ve hafif pembe allıkla tamamlarsanız kusursuz görünebilirsiniz.
.
Sezonun en gözde ruj rengi koyu kırmızı rujlar ve şarap lekesi bordo dudaklar…
.
Soluk bir ten, siyah farla gölgelendirilmiş gözler ve kıpkırmızı dudaklar… Bu şekilde her yerde dikkatler sizin üzerinizde olacak.

Kırmızı ruju koyu allıklarla kullanmaktan kaçının.

.
Çıplak dudakların ve ten rengi makyajın bu yıl öne çıktığını söylemiştik. Peki çıplak dudaklar hangi makyajla tamamlanabilir?
.
Özellikle renkli gözlüler, rujsuz bıraktıkları dudaklarını koyu renk far veya siyah eyelinerla tamamladıklarında, hem sade, hem de şık görünüyorlar.
.
Yeşil, sarı, pembe eyelinerların bu yıl sıkça kullanılacağını belirtmiştik.
.
Rihanna yeşil göz makyajını en iyi kombinleyen ünlülerden biri…

Hafif göz kalemi, bronz allık ve ten rengi mat dudaklarıyla harika görünüyor.

.
Turuncu dudaklar, turuncu gözler… Turuncu renk enerjisiyle makyaj dünyasını da etkisi altına aldı.
.
Turuncu dudaklarınızı, kahverengi eyeliner ve açık renk farla tamamlayabilirsiniz.

Devamını okumak için tıklayınız »

Evli erkek ve kadınların kilo alarak şişmanlamasının nedeni nedir

  Evli erkek ve kadınların kilo alarak şişmanlamasının nedeni nedir

Hepimiz çevremizde yeni evlenen çiftlerin hızla kilo alarak şişmanlamasına şahit olmuşuszdur. Peki evlenenler niçin kilo alıyor! İşte burada evli erkek ve kadınların şişmanlamasının nedenlerine göz atacağız:

Evli erkeklerin ve kadınların bekar erkeklere ve kadınlara narazan kilo almaya daha müsait olduğunu hemen hemen hepimiz biliyoruz. Peki evlenen erkeklerin ve kadınların kilo almasının nedeni ne?

Araştırmalar, evlilerin bekar yaşıtlarına nazaran kilo almaya daha müsait olduklarını gösteriyor. Üstelik çiftler arasında hem sağlıklı ve hem de sağlıksız alışkanlıklar bulaşıcı davranışlar haline geliyor.

Yani eşlerden biri, “Boşver yemek yapmayı, dışarıdan sipariş verelim” veya spor yerine “Hadi sinemaya gidelim” dediğinde diğerinin sağlıklı düzenini koruması zorlaşıyor.

Her ne kadar eşlerden biri, sağlıklı beslenme konusunda azimli ve istekli olsa da, tek başına bu amacına ulaşamıyor. Kilo vermek ve formda kalmak için eşlerin birbirine destek vermesi ve sonrasında da bunu devam ettirmesi çok önemli.

Bütün bunlarla baş edebilmek için, sizin ve partnerinizin zayıflamasına yardımcı olacak birkaç basit yöntemi paylaşmak istiyorum.
Kararlar üzerinde ısrarcı olun.

Sıra sağlıklı yaşama geldiğinde, tipik olarak eşlerden birinin diğeri üzerinde etkisi daha büyük oluyor. Örneğin, markete gidildiğinde, genelde kadınlar pişirilecek yemekleri düşünerek, ona göre alışveriş yapıyor. Erkekler de buna uyum sağlarsa sıkıntı yaşanmaz.
Çift olarak ne yiyecekleri konusunda bir taraf daha çok söz sahibi olduğunda, yapılacak seçimlerin sağlıklı olması her iki taraf için de uygun olur.

Çoğu çift, iş hayatlarındaki yoğun tempodan sonra, kendilerine kaliteli zaman ayırmak istiyor. İşte bu zaman dilimleri egzersizle doldurulabilir. İşten sonra birlikte bisiklete binmek, yürümek veya hafta sonları tenis maçları yapmak iyi seçimlerden.

Eşler birbirleri için ‘egzersiz çifti’ olursa, koltukta uyuya kalmaktan ziyade akşam geç saatlerde bile birlikte spora gidebilirler. Küçük rekabetin de hiçbir sakıncası yok aslında! Eşlerden birinin diyette katettiği yol, bir diğerini de olumlu yönde etkileyebiliyor. Bu da birbirlerinin motivasyonunu artıcı etki yapıyor.

Eşler, hayatı yarı yarıya paylaşabilir ama kalorileri değil. Erkek bedeninin ihtiyaç duyduğu porsiyonlar, kadınlar için çok fazla. O yüzden aynı porsiyonu paylaşmak kadınların kilo almasına sebep oluyor.

Durum böyleyken, dışarıda pizza sipariş ettiğinizde gelen porsiyonu yarı yarıya paylaşmak adaletli değil. Yüzde 60 ve yüzde 40 ayrımı daha adaletli olur. Erkeklerin çoğu kadınlardan daha çok yemek yer ve de kilo almaz.

Yemek pişirmeyi ele geçirin

Yemek pişirmeyi paylaşma ve öğünleri planlama görevi kimin olursa olsun, eşlerden ikisi de uyum sağlayacak demektir. Bu da sağlıklı beslenmelerine destek olacak. Birlikte yemek pişirmek, kaliteli zaman geçirmenin en iyi yollarından.
* Eşler yeni evde keyif yapmak için DVD veya dizi seyrederek TV karşısında bol atıştırmalı akşamlar geçiriyor.

* Kadın, eşine ve onun ailesine normalden daha görkemli ve marifetlerini sergilediği sofralar kuruyor.

* Düğün tebriği için gelen misafirlerin sıklığı, evde sürekli bol kalorili ikramlar olmasına zemin hazırlıyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

Sohbet etmek kilo verdiriyor, arkadaşlarla görüşmek ve muhabbet etmek zayıflatıyor

  Sohbet etmek kilo verdiriyor, arkadaşlarla görüşmek ve muhabbet etmek zayıflatıyor

 

Kadınlar ve erkekler kilo vermek için boşu boşuna kendilerini kasıyormuş. Bilim adamları çok ilginç bir araştırmaya imza atarak arkadaşlarla görüşmek ve sohbet etmenin zayıflattığına dair ilginç sonuçlara ulaştılar:

Ohio Eyalet Üniversitesi’nden bilim adamlarına göre spor salonuna gitmektense arkadaşlarla geçirilen akşamlar ve edilen sohbetler zayıflamaya daha çok yardımcı oluyor.

Verilen bu sonucun sebebi olarak arkadaşlar görüşmek ve sürekli iletişim halinde olmak vücutta daha çok kahverengi yağların depolanmasını sağlıyor. Bu sayede ısı üretimi için kalori harcanmış oluyor.

Bilim adamlarına göre beyaz yağlar kilo almamıza neden oluyor. Teşvik sürecinde beyaz yağlar kahverengi yağlara dönüşüyor. Yağların bu dönüşümü esnasında normal şartlar altında çok büyük çaba gerekiyor. Kişinin soğuk havaya maruz kalması ve sinir sisteminin sürekli aktif olması gerekiyor. Bu nedenle arkadaşlarla sohbet etmek ve sinir sistemini aktif hale geçirmek kilo kaybını destekliyor.

Devamını okumak için tıklayınız »

Kırışıklığa karşı yüz egzersizleri

  Kırışıklığa karşı yüz egzersizleri

Çoğu kez yaşlanmayla birlikte gelen yüz kırışıklıkları insanın moralini bozabilir. Çünkü bu yüz kırışıklıkları ona yaşlandığını ve artık genç olmadığını hatırlatır. Oysa bunun böyle olması gerekmez. Kırışıklıklar ile başa çıkabilirsiniz. Yüzdeki kırışıklığa karşı basit yüz egzersizleri ile bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz.

Yüzdeki kırışıklıklar yer çekiminin etkisine yenik düşen cildimizin ürünüdür. Çünkü yaşlandıkça cildimize esneklik veren kolajen seviyesi azalır. Azalan kolajenle elastikiyetini kaybeden cilt sarkar. Cildimizin sarkmasını tetikleyen bir dizi alışkanlık da mevcuttur:

Yüz ifadeleri
Kötü ekosistem
Yaşlanma
Yer çekimi
Dengesiz beslenme
Sigara
Susuzluk
Östrojen seviyeleri
Aşırı güneşe maruziyet

Anti-aging ürünler ile cildinizi yenileyin! Dünya markası cilt yenileme ve kırışıklık giderici ürün önerileri için Tıklayınız….

Estetik operasyonlar

Yüzdeki kırışıklıklar cilt gerdirme veya botoks gibi estetik operasyonlar ile giderilebilir. Anti-aging kremler de bu konuda etkilidir. Ancak tüm bu çözümlerin yanı sıra yüz kaslarını çalıştırmak en önemlisidir.

Basit egzersizler

Aynanın karşısında durun. Ağzınızı yanlara doğru sırıtıyormuş gibi gerebildiğiniz kadar gerin. Bir kaç saniye bu şekilde bekleyin.

ikinci hareket olarak dudaklarınızı burnunuza değdirecek gibi büzerek yukarı kaldırın.

Tekrar ağzınızı gerdirme hareketini yapın.

Çok şaşırmış gibi kaşlarınızı kaldırın ve ağzınızda “O” harfini çıkarın.

Tüm hareketleri bir kaç kez tekrarlayın.

Devamını okumak için tıklayınız »

Sivilce ve Akneye İyi Gelen Besinler, Sivilceyi iyileştiren ve yok eden yiyecekler

  Sivilce ve Akneye İyi Gelen Besinler, Sivilceyi iyileştiren ve yok eden yiyecekler

Kalıcı veya süpriz bir şekilde ortaya çıkan sivilcelerin yada aknelerin moralinizi bozmasına ve sosyal hayatınızı olumsuz etkilemesine izin vermeyin. Sivilcelere ve aknelere hangi besinlerin iyi geldiğini ve iyileştirici etkisi olduğunu biliyormusunuz. Doğru yiyecekleri bilirseniz herşeyle başedebilirsiniz. İşte sivilceleri yok eden, akneleri iyileştiren ve cildinize iyi gelen besinler:

Organik yeşil çay:

Antioksidan özelliği sayesinde zararlı kimyasallardan vücudu arındırır.

Zeytinyağı:

Doymamış yağ asitlerinden oluşan zeytinyağı veya susam yağı gerekli yağ asitlerini içerir. Bu yağ asitleri hücrelerin zarlarının oluşumunda etkilidir.

Ceviz:

Omega-3 yağ asitlerini bol miktarda ihtiva eden ceviz her konuda olduğu gibi cilt sorunları söz konusu olunca da faydalıdır.

Limon suyu:

Doğal beyazlatıcı özelliği ile bilinen limon suyu, güneş lekeleri ve kırışıklıklarda etkilidir.Ancak bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabileceği için dikkat edilmelidir.

Karpuz:

Bazıları karpuzun dış yüzeyini yüzlerine sürerek fayda sağladıklarına inanır. Aslına bakılırsa çok da yanlş bir düşünce değildir. Çünkü karpuz kabuğunda nemlendirici etki gösteren A, B ve C vitaminleri bol miktarda bulunur.

Az yağlı süt ürünleri

Süt akne tedavisi sürecinde pek tüketmemeniz gereken bir besin maddesidir. Ancak içerisindeki A vitaminine cildimiz ihtiyaç duyduğu için az yağlı süt ürünleri tüketilebilir.

Devamını okumak için tıklayınız »

Yağ Yakıcılar, Yağları Hızlı Yakan Yiyecekler ve Besinler Nelerdir

  Yağ Yakıcılar, Yağları Hızlı Yakan Yiyecekler ve Besinler Nelerdir

Etkili ve hızlı bir şekilde kilo vermek için yağ yakıcı yiyecekler çok önemlidir. Hangi besinlerin yağları daha hızlı yaktığını bilmemiz gerekir. Burada sizlere yağları hızlı yakan yiyeceklerden söz edeceğiz. Daha kolay zayıflamak için buradaki tüm yağ yakıcı besinlere dikkat edin.

Greyfurt

Araştırmalar düzenli olarak yemeklerde tüketilen yarım greyfurt veya 150 ml greyfurt suyunun 2 haftada 2 kilo verdirdiğini göstermektedir. Greyfurt düşük glisemik endeksi sayesinde insülin ve kolesterol seviyesini düşürür Greyfurtta bulunan inositol, doğal bir yağ yakıcıdır ve greyfurttaki acı tadı sağlayan madde metabolizmayı hızlandırarak yağları kolayca parçalar.

http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2011/10/20/fft20_mf1709730.Jpeg

Yeşil Çay

Yeşil çay kansere karşı etkisiyle bilinir. Ayrıca metabolizmayı da hızlandırarak yağların yakılmasını sağlar. Yemeklerden sonra içilen bir fincan yeşil çayın faydasını kısa sürede görebilirsiniz. Her gün içilen 5 fincan yeşil çay 70-80 kalori yakılmasını sağlar.

http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2011/10/20/fft20_mf1709731.Jpeg

Az Yağlı Süt ürünleri

Kalsiyum kaynağı olmalarının yanı sıra bu besin maddeleri yağ hücrelerinin yakımını da hızlandırır.Günde 3-4 kez az yağlı süt ürünleri tüketen kadınların yağ yakımı yemeyenlere oranla %70 daha fazladır.Kalsiyum vücudun yağları daha hızlı yakmasını sağlar. Günlük kalsiyum ihtiyacı 1.200 mg’dır.

http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2011/10/20/fft20_mf1709732.Jpeg

Su

Eğer yeterince su içmiyorsanız kilo vermekte kesinlikle zorlanacaksınız demektir. Sıvı eksikliği yavaş metabolizma ve kandaki glukoz seviyesinin düşmesine neden olur. Bu nedenle yorgunluk ve baş dönmesi de görülebilir. Günde 1.5 litre su içmek  metabolizmayı % 30 oranında hızlandırır.

http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2011/10/20/fft20_mf1709733.Jpeg

Protein açısından zengin besinler

Protein kas gelişimi için gerekli besin maddesidir. Protein açısından zengin besinler metabolizmayı hızlandırır. Sindirim sistemimiz proteinleri sindirebilmek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu sayede proteinlerin sindirimi esnasında daha fazla enerji yakılır. Proteinler sayesinde günde 150-200 kalori daha fazla yakılır.

http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2011/10/20/fft20_mf1709734.Jpeg

Baharatlı yiyecekler

Özellikle acı ve kırmızı biber metabolizmayı hızlandırır. Çünkü baharatlar adrenalin salgılanmasını hızlandırır, metabolizma hızını arttırır ve kalori yakımına destek olur.

Devamını okumak için tıklayınız »

Toplam 25 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...1020...Son »